Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kiracının Kiralananı Geri Verme Borcu
Yazar Konu
siirvehikaye Çevrimdışı
Yeni Üye
*
Üye Grubu

Yorum Sayısı: 53
Üyelik Tarihi: 10.01.2017
Yorum: #1
Kiracının Kiralananı Geri Verme Borcu
GENEL OLARAK

Kiralananın iadesi BK. M.266’da şu şekilde düzenlenmiştir :
Kiracı, kiralananı ne şekilde tesellüm etmiş ise kiranın hitamında hal böyle olunca ve mahalli adete tevkifan geri vermekle mükelleftir.
Kiracı , akit mucibince etmiş olduğu intifa sebebiyle husule gelen eskilik ya da değişiklikten mes’ul değildir.
Kiracının kiralananı iyi bir şekilde tesellüm etmiş olduğu asıldır.

Aynı husus , TC Maliye Bakanlığı Kira Kontratosu m.5’te şu şekilde anlatılmaktadır : ‘’ Kiracı kiraladığı şeyi ne biçimde buldu ise mal sahibine hal böyle olunca ve adete gore teslim etmeye mecburdur. Kiralanan gayrimenkul içinde bulunan demirbaş eşya ve edevatı dahi sözleşme müddetinin hitamında tamamen iade ile mükelleftir. Gerek bu eşya ve gerekse kiralanan şeyin teferruatı ve mütemmim cüzleri zayi edilir veya mutad üzere kullanılmaktan mütevellit noksandan ziyade kıymetlerine noksan arzı olursa kiracı bunları kıymetleri ile tazmine ve mal sahibi talep eylediği biçimde hali sabıka ircaa mecburdur[1].

Kira sözleşmesi sona erince kiracı kiralananı kiralayana geri vermekle yükümlüdür. (BK.Md 266 f. I, md292 f. I). Bu zorunluluk kira akdinin yapısında vardır. Kiralayan aynı zamanda malik ise, onun iyelik hakkına dayanan ayni istihkak talebi (MK. Md.618), kira akdine dayanan şahsi nitelikteki iadeyi talep hakkı ile bir araya gelir, yarışır; kiralayan bu haklardan dilediğini kullanabilir. Eğer kiralayandan başka bir şahıs, kiralanan üzerinde iyelik iddia edecek olursa, vedia sözleşmesine özgü olarak benzer bir durumu düzenleyen BK md. 470 kıyas kanalıyla uygulanmalı ve mülkiyet iddiasında bulunan şahıs kiralanan hakkında bir ihtiyati tedbir kararı almadıkça yada direkt doğruya kiracıya karşı istihkak davası açmadıkça, kiracı sözleşmenin sonunda şeyi kiralayana geri vermelidir[2] .

Geri vermenin tarzı ve kiracının geri vermedeki sorumluluğunun kapsamı bakımından adi kirada ve hasılat kirasında farklı bazı hükümler mevcuttur.

II) ADİ KİRADA

A) Geri Vermenin tarzı ve Yeri

Kiracının akdin sona ermesindeki geri verme borcu, kiralayanın akdin başlangıcındaki teslim borcunun karşıtıdır. Bu yüzden, kiracının sadece kiralanan şey üzerindeki zilyetliğini bırakması, kiralananı terk etmesi geri verme borcunun yerine getirilmesi için yereli değildir. Bir konut veya işyeri kirasında kiracı veya temsilcisinin anahtarları kiralayana teslim etmesi gerekir[3]. Eğer kiralananın teslimi bir icra kovuşturması konusu olmuşsa, kiracının icra memuruna anahtarı teslim etmiş olması da kiracının teslim borcunu düşüren bir vakadır. İcra memurunun anahtarları kabulü, alacaklı adına ifayı kabulü anlamındadır[4]. Bu itibarla icra memuruna teslim edildikten sonra , kiralayanın icra dosyasını zaman zaman araştırma yükümünü ihmal ederek teslim vakasından geç haberdar olması, kiracıyı sorumlu kılmaz. Başka bir anlatışla kiralayan anahtarı icraya teslimi ile onun teslim edildiğini kendisinin öğreniş tarihi arasındaki fasılanın kira parasını artık isteyemez.

Yargıtay’ın şu sonucunı belirtmekte yarar vardır:

KİRACININ MECURU TERK ETMESİ TESLİM DEĞİLDİR, ANAHTARLARIN TESLİMİNE KADAR KİRADAN mesuldür..

Y.13. HD. 06,03,2006 TARİHLİ 205/15987 ESAS 2006/3076 TARİHLİ KARARIDIR

Davacı kiracı, zelzele sonrası mecurun kullanılamaz duruma geldiğini, kira sözleşmesini feshederek mecuru boşalttığını iddia ederek kira borcu olmadığının tespiti ile tahliyeden sonra ödediği ve güvence olarak verdiği miktarların istirdatını talep etmiştir. Mecurun terk edilmesi teslim değildir. Kiracının mecuru teslim ettiğini yasal delillerle kanıtlama etmesi gerekir. Anahtar teslimine kadar kiracı kira bedelinden mesuldür. Dosya kapsamından kiracının anahtarı icra dosyasına teslim ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda kiracı bu tarihe kadar olan kiralardan sorumludur. Mahkemece açıklanan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.[5].


Kiracı bir güvenlik zinciri yada kilidi taktırmışsa, ya bunu çıkarıp yerini onarım ettirmeli yada kiralayan çıkarılmasında ısrar etmezse bir tazminat istemeksizin yerine bırakmalıdır.

Taşınır bir şey kirasının sone ermesinde, akitte bu mevzuda bir açıklık yoksa, geri vermenin nerede yapılacağı çoğu zaman akdin başlangıcında teslimin yapıldığı yere göre atama edilmelidir. Kiralanan şey, tarafların kararlaştırdıkları yerde iade olunur. Şüphe halinde BK.’nın 73. Maddesinin 2.Bendine göre akdin inikadı süreında eşyanın bulunduğu yerde iade edilmesi gerekir[6]. Örneğin bir kitaplıktan kitap kiralanmışsa yeni kitaplığa geri götürülmeli, kiralanan piyano kiracının evine teslim edilmişse kiralayan akdin nihayetinde bunu evden aldırmalıdır.

B) Geri Vermenin süreı

Geri verme akit sona erince yapılmalıdır. Geri vermenin akdin son gününde mi yoksa ertesi gün mü yapılacağı, kiralananın günün hangi saatine kadar boşaltılması gerekeceği yerel örfe nazaran atama edilmelidir. Yerel adet tespit edilemezse, kiralananın akdin son günü iş saatleri içinde boşaltılması gerektiğine hükmolunmalıdır[7]. Sadece Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun kapsamında olan yerlerde boşaltma davası aleyhine neticelanmadıkça kiracı, iade borcunu yerine getirmek zorunda değildir. Boşaltma kararı verilmiş olması halindeyse karar kesinleşmeden icra edilebildiği için bu kararın kendisine tebliği ile kiracı, kiralananı kiralayana iade etmelidir. Kiracını boşaltma kararını icra eden icra memuruna kiralananın anahtarını vermesi de iade borcunun yerine getirildiğini gösterir[8].

Kiracı geri vermenin gerektiği zamandan sonrasında da kiralananda kalmaya devam ederse kiralayan bu yüzden uğradığı ziyanın tazminini kendisinden isteyebilir; artık fazla kalınan günlere nazaran hesaplanacak bir kira değil, kiralayanın zararı daha çok ise bu fazlayı da karşılayacak bir tazminat söz konusu olur[9]. Tazminat akitten doğan geri verme borcunun vaktinde yerine getirilmemesi dolayısıyla istenildiğinden, bu talep 10 senelik zamanaşımına tabidir.[10] Kiralananı vaktinde geri verdiğini kanıtlama külfeti kiracıya aittir[11].

Kiracı, kiralananı akdin sona erme gününden evvelde terk ederse, anahtarları son güne kadar tutmakta haklı bir menfaati olmadıkça bunları da terk gününde geri vermelidir. Kiralayan sona erme gününden evvelde anahtarları kabul etmiş olduğu taktirde artık kiracının merdivenleri temizleme, odaları havalandırma benzer biçimde yükümlülükleri de kalkar[12].


C) Kiracının Kiralananı İyi şekilde Geri Verme Borcu ve Bu Borcun Yerine Getirilmemesinden dünyaya gelen Sorumluluğu

BK.Md.266 f. I’ e nazaran ‘kiracı kiralananı ne şekilde tesellüm etmiş ise kiranın hitamında öyleyse yöresel adete tevfikan geri vermekle mükelleftir.’; md.266 f.3 uyarınca da kiracının ‘kiralananı iyi bir şekilde tesellüm etmiş olduğu asıldır.’[13].

Kiracı, kiralananı geri vermezden önce iyice temizlemeli, bölgeleri camları silmeli, ocaklardaki külleri atmalı, duvarlara çivi çakmışsa bunları çıkarıp yerlerini onarım etmeli, koydurduğu ve giderken götüreceği tesisat var ise onların da yerlerini iz kalmayacak şekilde eski haline iade etmelidir. Temizliğin ölçüsü, mahalli adete göre belirleme edilir[14]. Kiracı kiralananı kirli durumda teslim almış olduğunı ispat edebilirse gene temizlemeden geri verebilir. Kiracının bulaşıcı bir hastalığı var ise dezenfeksiyon yaptırmalı, evde haşerelerin üremesine yol açmışsa, çıkmadan önce bunları yok edecek önlemleri almalıdır.

Temizlik ve eski hale getirme kiranın sona eriş gününde tamamlanmış olmalı, daha sonraya bırakılmamalıdır.

BK.Md. 266 f. 2 gereğince; ‘kiracı akit mucibince etmiş olduğu intifa sebebiyle husule gelen eksiklik yahut değişiklikten mesul değildir. ’ Örneğin duvarların normal olarak radyatörlerin ısınması yüzünden kararması, havagazı ocağının, halıların düzgüsel kullanmadan ileri gelen eskimesi, perdelerin güneşten çürümesi yüzünden, kiracı görevli tutulamaz. Kiracı olağanüstü hallerden ileri gelen zarardan da kusuru olmadığını ispat ettiği taktirde görevli kılınamaz; kira akdinden hasar kiralayana aittir. Aynı hükmün TC Maliye Bakanlığı kira kontratosu m.6’da tekrarlandığını görmekteyiz. Kiracı kiraladığı şeyi kontratoya gore kullanmış olması hasebiyle onda ve eşyasında husule gelen eksiklik ve değişiklikten mesul olmayacaktır.[15]. İsviçre’de ‘’Arrete federal instituant des mesures kontre les abus dans le secteur locetif’’in 5. Maddesi hükmü gereği olarak BK. M.266 f.2 nin karşılığı olan CO.Art. 271 al. 2, emredici hukuk kaideıdır. Bu sebeple taraflar yapacakları sözleşmede bu hükmün aksini kararlaştıramazlar. Bu halde örneğin sözleşme ile öngörülmüş olsa bile kiracı, kiralananı iade esnasında kira konusu apartmanın badana edilmesi masraflarından sorumlu olmayacaktır. İktisadi yönden zayıf konumdaki kiracıyı koruma amacını güden bu hükmün emredici nitelikte olduğunun hukukumuzda da kabul edilmesi icap ettiğini düşünmek yerinde olur[16].

BK.Md. 266 f. 3’de kiracının şeyi iyi biçimde teslim aldığına ilişkin bir karine konulmakla birlikte, şey kendisine geri verilen kiralayanın derhal bir talepte bulunmamasının, onun şeyi iyi halde almış olduğuna delalet etmiş olduğu hususunda kanuni bir karine yoktur. Başka bir deyimle; kiralananın ayıplı bir halde geri verilmesi halinde kiralayanın muayene ve suç duyurusu külfetleri olup olmadığı hakkında kanunda bir yargı bulunmamaktadır. Bununla beraber kiralayanın açıkça görülen ayıplara ve değişikliklere karşın kiralananı teslim alırken ihtirazi kayıt ileri sürmemesi veya şeyi teslim aldıktan sonrasında makul bir süre içinde muayene etmemesi, şeyin ayıpsız teslim alındığına fiili bir karine teşkil eder; sadece kiralayanın ihtirazi kayıt ileri sürmemesi yada hemen muayene ve talepte bulunmaması onun haklarının düşmesini gerektirmez; meğer ki kiralayanın sonradan talepte bulunması iyiniyet kurallarına aykırı sayılsın. Bu taktirde onun hakkından feragat ettiği kabul edilebilir[17].

Kiralayan, şey ayıplı olarak geri verildiği taktirde kural olarak kabulden kaçınamaz. Sadece tazminat talebi hakkını saklı tutabilir. Fakat şeyin eski haline getirilmesi nispetsiz derecede aşırı harcamaı gerektirecekse şeyi kiracıda bırakıp tam tazminat isteyebilir. Kiralananın iyi biçimde geri verilmemesinden doğmuş tazminat talebi [18] akdi nitelik taşıyıp 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Kira sözleşmesinde , kiracının kiralananın eski hale getirilmesi için götürü bir tazminat ödeyeceğine dair önceden konulan yargı bu tazminat miktarı gerçek masraflarla aşırı bir nispetsizlik arz edip iyiniyet kurallarına aykırı olmadıkça geçerli olur[19].

Kiracı muhtemel hasarlara karşı önceden bir güvence parası vermişse kiralayan tazminat alacağını bu paradan mahsup edebilir.

D) Kiralayanın Sebepsiz Zenginleşmesi

Kiracı, kira sözleşmesinin uzun süreceğini göz önüne alarak kiralananda bir takım giderler yaparak onu ıslah etmiş ve sonra da sözleşme kabul edilen süreden önce sona ermişse, kiracı yaptığı giderlerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre kendisine ödenmesini isteyebilir, bu istemin zamanaşımı kira sözleşmesinin sona ermesi gününden adım atar[20]. Eğer kiracı sözleşmenin erken sona ermesine kendisi sebep olmuşsa bundan dolayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanması iyiniyet kurallarına aykırı sayılmalı ve reddolunmalıdır[21].





III) HASILAT KİRASINDA

A) Genel Olarak Geri Verme Yükümlülüğünün Kapsamı

hasılat kirası sona erince, kiracı kira mevzusuna giren şeyleri ve bu tarz şeylerin yerine ikamesi gerekenleri bulundukları hal üzere geri vermeye mecburdur. (BK . Md. 292 f I). İkame BK. Md. 279 gereğince eskilikten veya kullanmaktan dolayı telef olan önemsiz kıymetteki aletlerin ve avadanlıkların yerine başkalarının konulması kiralanan sürüde eksilen hayvanların yerine yenilerinin geçmesi bir emtia stoku olan mağazada satılan malların yerine yenilerinin konulması[22] hallerinde söz konusu olur.Buradaki ölçü iyi bir işletmenin yapılması halinde meydana gelecek değer azalmalarının tazmini şeklindedir.(BK 291/2,3)[23].

Iyi mi bir ticari işletmeyi hasılat kirasına verenin kiracısını o işletmenin iş ilişkilerinde bulunmuş olduğu kimselere tanıştırması onu bu ilişkilere sokması gerekiyorsa aynı şeyi kiracı akdin sona ermesinde kiralayan için yapılmalıdır.

Kiracı kiralanan iyi işletildiği taktirde kaçınılması mümkün olan kıymet eksikliklerini tazminle yükümlüdür (BK.Md.292 f. II) ; böylece o ancak kusuruyla iyi işletmemeden husule gelen veya BK.Md. 279 f. II gereğince telafi etmesi ihtiyaç duyulan eksiklikleri tazmine mecburdur; kiracı kural olarak umulmayan halden ileri gelen kıymet azalmalarından görevli tutulamaz. Kötü işletmeye örnek olarak yetersiz tohum ekme veya gübreleme, daha az yoğun işletme gösterilmektedir.

Kiracı, iyi bir işletmenin gerektirdiği ıslahatı yapmışsa bunun, karşılığında aslabir tazminat talep edemez.(BK. Md. 292 f III). Fakat , kendisinin kiralanandan ayrılmasından sonrasında tesirini gösterecek (özellikle kazanç kirasının düzgüsel süresinden önce sona ermesi halinde ) ıslahat iyi bir işletmenin gerektirdiğini aşıyor ise , kiracı bunun harcamalarının tazmin edilmesini isteyebilmelidir[24].


B) Defter Tutulması Halinde Geri Verme Yükümlülüğün Kapsamı

BK. Md. 271 e gore kazanç kirasında ‘alat hayvan yahut zahire de dahil ise iki taraftan her biri diğerine bu eşyanın tamam ve imzalı bir defterini vermek ve bu tarz şeylerin kıymetini müştereken taktir ve tespit etmekle mükelleftir.’ Bu kanuni mükellefiyet haricinde tarafların kazanç kirası akdine koyacakları bir hükümle de kiralanana dahil olan şeylerin defterinin tutulmasını kabul etmeleri kabildir. Taraflardan biri müştereken defter düzenlenmesi hususundaki kanuni yada akdi mükellefiyetini yerine getirmekten kaçınacak olursa, öteki taraf mahkeme vasıtasıyla defter tutulmasını isteyebilir. Tutulan defterin hükmü, mahiyetine göre çeşitli olur :


1) Defter asgari olarak kira başlangıcında malların mevcudiyetini, durumlarını ve icabında değerlerini tespit gayesiyle düzenlenmiş olabilir. Bu taktirde defter bu mevcudiyeti ve durumu ve değeri ispata yarar. Malların sadece müfredatı yapılmış, fakat durumları gösterilmemişse BK. Md. 266 f. 3 e kıyasen onların iyi durumda teslim edilmiş olduğu karine olarak kabul edilir ; bu karinenin aksini ispat etmek mümkündür.

2) Defter düzenlenmesiyle taraflar aynı zamanda , defteri tutulan şeyin hasarının kiracıya ilişik olmasını sağlamak amacını gütmüş olabilirler. Defter tutmanın sadece ispat gayesiyle mi yoksa hasarı kiracıya yüklemek gayesiyle mi yapıldığı tarafların iradesine göre tayin edilir. Sözleşmede bu hususta bir belginlik yoksa BK. Md. 293 f 1 uyarınca defterde gösterilen şeylerin hasarı kiracıya ilişik olur. Kiracı bunları aynı çeşitten ve değerleri de takdir edilmişse aynı değerde olarak geri vermek ve değer eksikliklerini tazmin etmekle yükümlüdür. Kiracı malın telef olmasında yada değerinin eksilmesinde kusuru olmadığını ispat ederek bu sorumluluktan kurtulamaz. Doğrusu olağanüstü halden de mesuldür. Ancak BK. Md. 293 f 2 uyarmanca kiracı tamamlanmamış eşyanın kiralayanın kusuruyla veya mücbir sebep etkisiyle telef olduğunu ispat ederse tazmin borcu düşer. Kira sözleşmesinde , kiracının, kiralayanın hafifçe ihmalinden ve mücbir sebepten dünyaya gelen zararları da karşılayacağının kararlaştırılması kabildir.


3) Geri verme süreında , vaktiyle tutan deftere gore bir kıymet artışı husule gelmişse , kiracı, sadece bu fazla değer kendi masrafları ve emeği sonucunda ortaya çıkmış olduğu taktirde , onun tazminini isteyebilir. (BK. Md. 293 f. 3) ; yoksa para değerinin düşmesi ve tutarların genel olarak artması sonucunda meydana gelen kıymet fazlasının tazminini istemeye hakkı yoktur. Kiracının kiralanana getirmiş olduğu yeni şeyler eskilerin yerine kaim olanlardan değilse kiracı bu tarz şeylerin akdin sona ermesi anındaki değerini talep edebilir. Defterde gösterilipte telef olan şeylerin yerine yenisin konulması defterdeki değerden daha pahalıya mal oluyorsa, hasar kiracıya ait olduğu taktirde , o, bu pahalı değeri tazmin etmelidir; sadece aşırı derecede fiyat artması halinde hakim iyiniyet kurallarına bakılırsa bu tazminat miktarını indirebilir. Buna karşılık , malların fiyatı düşmüşse, kiracının telef olan eski malın yerine ucuza aldığı yenisini geçirmek olanakı vardır. Diğer taraftan , mallar telef olmayıp ve herhangi bir hasara uğramayıp da yalnız fiyatları düşmüşse, kiracı yeni fiyatlar üzerinden hesaplanan değer toplamının defterdeki kıymet toplamından düşük olması dolayısıyla bir tazminat ödemekle yükümlü tutulmamalıdır.

C) Tarımsal Taşınmazların hasılat Kirasında Akit nihayetinde Semerelerin Kime ait Olacağı

Tarımsal taşınmaz kirasında , kiracı ürün yetiştirmek için emek harcamış ve harcama yapmış, ancak semerelerin toplanma süreı gelmeden akit sona ermiş olabilir. Bu taktirde henüz toplanmamış semereler kiralanan taşınmazın mütemmim cüzleri olarak ( MK. Md. 620) kiralayana geri verilecektir.BK. Md. 294 f. 1’de , kiracıya akdin sona ermesi anında henüz devşirilmemiş semereler üzerinde bir hak tanınmamakla birlikte aynı maddenin ikinci fıkrasında , kiracının emek ve harcamalarının karşılığını alamamasının adaletsizliğini gidermek amacıyla , kiracının, bunlar için, işlemekte olan kiralara mahsup edilecek bir tazminat isteyebileceği kabul edilmiştir.

BK. Md. 294 hükmü , kira sözleşmesinin herhangi bir sebepten dolayı, hatta kiracının temerrüdü yada iflası dolayısıyla sona ermesi halinde dahi uygulanır. Sona ermenin mutlaka temerrüd yada önemli sebepler dolayısıyla fesihte olduğu şeklinde akdin düzgüsel süresinin bitiminden önce olmasına da lüzum yoktur. Akdin düzgüsel süresi sonucunda hemen hemen devşirilememiş semereler var ise yine bu hüküm uygulanır.[25]

Toplanmış olan semereler kiracının mülkiyetine geçmiş olacağından, bunlar BK.Md. 294 e doğal olarak değildirler. öteki taraftan mal sahibinin bir alacaklısı kiranın devamı esnasında henüz toplanmamış ürüne haciz koydurduğu taktirde, kiracı, toplanma süreında akit devam ediyorsa , bu hacze karşı istihkak iddiasında bulunabilir.[26] Bundan başka, Yargıtay’ın bir sonucuna göre[27] ‘294. Maddedeki tabii semereden kiralanan yerde mevcut meyve ağaçları ve çayır vesaire benzer biçimde direkt doğruya kiralanan şeyin mütemmim cüzünün hasılatı maksut olup kuru tarla ve arsada kiracının kendi malından yetiştirdiği sebze benzer biçimde mahsullere bu maddenin şümulü yoktur; kiracının kira müddetinin sonunda bu sebzeleri alıp götürmeye hakkı vardır.’ Bu karar,sadece bir arsanın adi kiraya verilmiş olması halinde sınırlı olmak üzere tasvip edilebilir; yoksa bir tarlanın , isterse kuru olarak hasılat kirasına verilmesi halinde BK. Md. 294 ün uygulanmaması için aslabir sebep görülemez.

Kiracı, ürünün yetişmesine yarayan ziraat harcamalarından dolayı kiralayana karşı bir alacak hakkına malik olduğu cihetle, ürünün varlığı kiralananın zamanında boşaltılmaması için kiracının lehine haklı bir sebep teşkil etmez.[28]


D) İyi Bir İşletmenin Gerektirdiği Stokların Bırakılması

BK. Md. 295 f.1e bakılırsa ‘kiralananı iade ve teslim eden kiracı, muntazam bir işletmenin gerektirme ettirdiği nispette son senenin samanlarını , hayvan yataklarını, kuru ot ve gübrelerini kiralananda bırakmaya mecburdur.’ Bu yükümlülük , bırakılacak şeylerin mahiyetinden de anlaşılacağı üzere , tarımsal taşınmazların kazanç kirasında söz konusu olur. Bırakılacak şeylerin mülkiyetinin kiracıya ilişik olmasına rağmen ona bırakma mükellefiyetin yüklenmesi onun kiralananı hasılata elverişli halde bulundurma mükellefiyetinin(BK. Md. 278 f. 1) bir sonucudur.

Kiracı akdin başlangıcında almış olduğundan fazla bırakıyorsa , ziyadesi için tazminat istemeye hakkı vardır ; aldığından az bırakıyorsa eksikleri tamamlamak veya kıymet noksanını tazmin etmekle yükümlüdür( BK. Md. 295 f. 2).

Kiracının iflası üzerine akit sonlanmış olanse , kiralayanın BK. Md. 295 te sözü geçen şeylerin bırakılmasına ilişkin hakkı sadece bir alacak hakkı olmakla beraber bunların işletme ile olan amaç bağlılığı dolayısıyla aynen bırakılması istenebilir ; kısaca kiracının bırakma borcu İİK md. 198 f.1e karşın para borcuna çevrilmelidir.


E) İade Yükümlülüğü Bakımından Adi Kira ile hasılat Kirası Arasındaki Fark

BK.266 adi kira için söz konusu hükmü ifade ederken, kiralananı ne şekilde tesellüm etmiş ise hal böyle olunca geri vermek mükellefiyetinden bahsetmektedir.

Halbuki hasılat kirası için BK 292 de ‘’bulundukları hal üzere iade mecburiyetinden’ bahsolunmaktadır.

Her biçimde , hasılat kirasındaki ‘bulundukları hal üzere iade’ terimini kiralanan ve ayrıntılarının o halde gelmesinde kiracının kusur veya dikkatsizliği olması halinde dahi , akdin sonundaki durumu ile iadesi anlamında anlamamak lazımdır. Çünkü kiracıdan ‘’ işletildiği surette önlenmesi mümkün olan kıymet noksanları için tazminat’ talebine kiralayanın hakkı vardır. (BK 292/2). Zaten bu nedenledir ki ‘’kiracı kiralanan hakkındaki mecburi ihtimamı neticesi olan ıslahat için hiçbir tazminat talep edememektedir.’’(BK 292/3). Çünkü bu ıslahattan kiracı da layığı ile yararlanmış anlama gelir. Kiracı madem ki ihmali halinde kiralananı iyi işletti taktirde önlenmesi kabil kıymet noksanlıklarından mesuldür, o zaman bu hususun kanıtlamaı icap edecektir.
Adi kira için BK 266/3 de : ‘kiracının kiralananı iyi bir şekilde tesellüm etmiş olduğu asıl’ olarak kabul edilmiştir. Oysa kazanç kirasında BK 292 de ve sair bir yerde bu hususa dair herhangi bir belginlik yoktur.

Baskın fikre nazaran deftere dahil bulunan eşyayı kiracının iyi bir halde teslim aldığı aslolan addolunmak lazımdır. Fakat defter tanzim edilmemiş ise, kiralayan , iadesi talep olunan eşyayı kiracının iyi şekilde almış olduğunu ispata zorunlu tutulmalıdır.

Bu itibarla hasılat kirasında, adi kiradan farklı olarak ‘kiracıya teslim edilen şeylerin bir (defterin tespiti) ne ’ gereksinim duyulur.

BK 271 de defter tespiti ‘kirada alat, hayvan ya da zahirenin de dahil olduğu kazanç kiraları için’ denilmişse de , buna ihtiyaç olan sair hallerde de defter tutmaya yasal bir engel yoktur. şu kadar ki BK 281 e giren hallerde her iki taraf diğerine söz konusu eşyanın tamam ve imzalı bir listesini(defterini), vermek ve bunların kıymetlerini müştereken taktir ve tespit etmekle yükümlüdür. Şayet iki taraftan biri buna yanaşmazsa , diğeri kiralananın ferilerini tespit için mahkemeden izin alabilir.

Kazanç kirasının mevzusu zirai bir işletme ise akdin nihayetinde hemen hemen toplanmamış semereler üzerinde kiracının artık hakkı olmaz. Bir tek kiracı, kazançı toplamak amacıyla yaptığı ziraat masrafını kiralayana tazmin ettirebilir. Ve bu tazminat işlemekte olan kira bedeli ile mahsup olunur.(BK 294). Buna karşılık kiracı muntazam bir işletmenin gerektirdiği nispette son senenin samanlarını , hayvan yataklarını, kuru ot ve gübrelerini kiralananda bırakmaya mecburdur. Şu kadar ki kiracının bıraktıkları şayet aldığından fazla ise fazlası için tazminat istemeye hakkı vardır. Azca ise tamamlanmamışı ikmal yada tazmine mecburdur.(BK 295)






IV) Borçlar Kanunu Tasarısında Kiralananı Geri verme Borcu


Borçlar Kanunu tasarısında kiralananı geri verme borcu şu şekilde düzenlenmiştir:

MADDE 333- Kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa, kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir.
Kiracının, sözleşmenin sona ermesi hâlinde, sözleşmeye aykırı kullanmadan doğacak zararları yok etme haricinde, başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmalar geçersizdir.
MADDE 334- Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının görevli olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona derhal yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Sadece, teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek olan eksikliklerin ve ayıpların varlığı hâlinde, kiracının sorumluluğu devam eder. Kiraya veren, bu tür eksiklikleri ve ayıpları belirlediğinde, kiracıya derhal yazılı olarak bildirmek zorundadır.


SONUÇ
Adi kirada ve kazanç kirasında kiracının kiralananı geri verme borcu, kanaatimce yan edim değil, asli edim yükümlülüğüdür. Normal kullanım sonucunda meydana gelen eksilmeler ve bozulmalar, iade anında kanımca da talep edilmemelidir. Atıfta bulunduğumuz yazarların eserlerinden yoğun olarak istifade edilerek hazırlanmış olan bu yazı ile güncel bir soruna değinlimeye çalışılmıştır. Kaynakçada belirtilen hocalarımızdan yoğun biçinde faydalanılmış, bazen de eserden bire bir alıntı yapılmıştır.

"Kiracının Kiralananı Geri Verme Borcu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Doğanay İğde'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
10.01.2017 13:15
Tüm Mesajlarına Bak Alıntı ile Cevapla
Yeni Yorum Gönder 


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi

İletişim | Adalet ve Hukuk Forumu | Yukarı Git | İçeriğe Git | Arşiv | RSS Beslemesi