Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Hukuk İnfaz Sistemimiz
Yazar Konu
siirvehikaye
Ziyaretçi

 
Yorum: #1
Hukuk İnfaz Sistemimiz
I - Takip hukukunun tanımı :

A) İİK'nun, nitelikli belgeye müstenit olmayan takiplerin, itirazların ve başvuruların müeyyidesi olan tazminat ve para cezası hükümleri,
- Nitelikli belgesi olmayan tarafın borçtan kurtulma, menfi tespit, istirdat ve umumi hükümlere nazaran genel mahkemede diğer davaları açmaları lüzumunu vurgulayan hükümleri,
- kati ve hak düşürücü mahiyetteki süre hükümleri,
- Takip hukukunda yanlış merciye meydana getirilen müracaatların geçersizliği, sürelerin kat yada tatilini gerektirmeyişi,
- İİK'nun, takibi akamete uğratmayı amaçlayan selbi veya icrai fiilleri, suçlar ve disiplinsizlik fiilleri olarak sınıflandıran, kabahatları hapis, diğerlerini tazyik ve disiplin hapsi ile cezalandıran ve bu konuda görevi icra mahkemesine veren ceza hükümleri,
- Zor –cebir- kullanımına ilişkin 80/3,4. Ve 81.Maddeleri hükümleri,
- Borçlunun borca kafi gelecek mevcudu, maaş ve ücreti hakkında bilgi verilmesi mecburiyetlerine ilişkin 74, 75, 77, 89, 355, 356, 367. Maddeleri hükümleri,
- İcra dairelerince kanuna nazaran yapılan tebliğ ve emirleri yapmayanlar hakkında Cumhuriyet savcılığınca direkt doğruya takibat yapılacağına dair 357. Maddesi hükmü,
- Takip hukukunun en önemli konularından olan, takibin başlatılması ve durdurulması konusunun, özel hallerde yasal düzenlemeye mevzu yapılmış olması (İİK m. 179/b,193/1-3, 289/1)
- İcra mahkemesinin takibin geçici durdurulmasına yada devamına ilişkin ara kararlarının dahi, servetleri var yada yok edebilecek derecede önem taşıması,
- İİK'nun, başlamış takibin genel mahkemeler tarafınca ihtiyati önlem yolu ile durdurulamayacağını amir 72/3. Maddesi hükmü,
- HMUK'nun, sahtelik iddiasına konu olan senet hakkında takip işlemi yapılamayacağını emreden, takip hukukuna ilişkin 317. Maddesi hükmü,
- Mevzuatımızda ihalenin kesinleşmesinden sonrasında, nizanın özü ile alakalı kesin yargı kararlarının dahi aynen infaz imkanın kalmayışı (kesinleşen ihalenin dokunulmazlığı) gerçeği,
- İİK'nun, icra mahkemesinin karar ve duruşma talik sürelerini belirleyen ve kısaltarak sınırlayan hükümleri,
- Özetle İİK'nun yukarıda kaydedilen hükümleri ile kaydedilemeyen diğer bütün hükümleri açıkça gösteriyor ki,

Takip hukuku, ilamlara, ilam mahiyetini haiz belgelere ve ilam kesinliğinde tespitler içeren nitelikli belgelere bağlanmış olan haklar ile, nizasız – itirazsız- hakların icra ve infaz prensiplerini vaz eden , devletin hükümranlık hakkının ve cebir enerjisinin fiilen gerçekleştirildiği kamu hukuku bölümüdür.

B) Sonsuz hukuki ilişkilerden meydana gelen anlaşmazlıkların hepsinin çözümlerinin mahkemelerde aranması mümkün olamıyacağından, takip hukuku, ilamların yanında, nitelikli belgelerin (senetlerin) de infazına imkan sağlayarak, en önemli ve etken alternatif çözüm sistemini gerçekleştirmiştir.
Bu sebepledir ki, uygulamada ilamlı takipler, toplam takip sayısının çok minik bir yüzdesini oluşturmaktadır.
İİK' nun ilke ve esaslarına göre, başlatılan hiçbir takibin veya takibe karşı meydana getirilen hiçbir itirazın ve hiçbir başvurunun yargılamaya ihtiyacı olmamalıdır.
Bu ilkelere uyulduğu takdirde, İyi niyete ve aranan özellikte belgeye müstenit takipler, itirazlar ve öteki başvurular yargıya taşınmayacak (MK m.2),
Aksi halde, kabul ve infaz kabiliyetleri olmayacağından, yargılama için genel mahkemelere dava olarak taşınacaklardır.

II- Takip Hukukunun Kaynakları ve Uygulama Alanı (kapsamı) :

Takip hukukunun kaynakları,
2004 sayılı 09/06/1932 tarihli İcra İflas Kanunu,
İİK' nun 18. Maddesi göndermesi ile Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun, takip hukukunun mahiyet ve işlevine uygun yada uyarlanabilir hükümleri (1),
İcra suçları hakkında, İİK nun 346/3, 353/2. Ve CMK nun 1. Maddeleri göndermeleri ile Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili hükümleri,
İİK nizamnamesi, İİK yönetmeliği, bilimsel ve kazai içtihatlardır.
Uygulama alanı ise, Kamu Hukuku ve Hususi Hukuk mevzuatının tamamı, bazen de eski mevzuat hükümleridir.

III- Takip Hukukunda vazife:

Takip dairelerinin İcra ve İflas Daireleri olarak görevlendirilişleri haricinde,
İcra Mahkemelerinin de, İcra Hukuk ve İcra Ceza Mahkemesi sıfatları ile görevlendirilişleri haricinde,
Kendi aralarında ( genel mahkemeler arasındaki hiyerarşi ve ihtisaslaşma gibi) görev ayırımı yoktur.
İcra Mahkemesi, İİK' nun on altıncı babında düzenlenen cezai hükümler ile 76. Maddede ve 6183 sayılı kanunun 60. Maddesinde düzenlenen hapsen tazyik hükümlerini İcra Ceza Mahkemesi ödatıyla uygulamakla görevlidir.

IV- Takip Hukukunda Yetki:

a) İcra ve iflas dairelerinin yetkisi, HMUK'nun yetki kurallarına nazaran belirlenir (İİK m.50/1,2).
B) İcra mahkemelerinin yetkisi ise (hacizde istihkak davaları dışında) icra ve iflas daireleri yetkisine bakılırsa belirlenir.
Çünki icra mahkemesi takiple vardır, görevi takibe bağlı ve takibe münhasırdır.
Yetkili icra mahkemesi, “takibin yapıldığı yetkisi kesinleşen icra müdürlüğünün,” (haciz, kıymet takdiri ve ihalede ise şikayet mevzusu takip işleminin yapıldığı icra müdürlüğünün) bağlı -doğal olarak- bulunmuş olduğu icra mahkemesidir ( İİK.M.50/3,79,134, 348, 360). (2)
İcra mahkemelerinin yetkisi, kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğindedir ( Yargıtay HGK' nun 30/03/2005 günlü 2005/12-178,211 sk.)
Sebebi, İcra Mahkemesinin takip dairelerinin nezaret, denetim, itiraz, şikayet ve disiplin makamı oluşu, başka bir deyişle organik ve hiyerarşik bağlılıklarıdır. (3)
c) İcra kabahatlarında yetkili icra mahkemesinin belirlenmesinde CMK' nun mahkemelerin yetkisine ilişkin hükümleri uygulanır (İİK m.348).
V- İcra Mahkemesi (Hukuk İnfaz Hakimliği):

İİK' göre, takip (icra ve iflas) dairelerinin nezaret, denetim, itiraz, şikayet ve disiplin makamı olan icra mahkemelerine verilen vazife,
İlamlara, ilam mahiyetini haiz begelere ve İİK'da nitelikleri sayılan belgelere bağlanmış haklar ile itirazsız hakların, icra ve infazı ile hak sahiplerine teslimini sağlayabilmektir.
- Aranan özellikte belgesi olanı ve olmayanı, başka değişle yargıya gitmesi gerekeni ve gerekmeyeni tespit, nitelikli belgeye bağlı hakkı infazla yükümlüdür.
-. Kararlarını, kaideten evrak üzerinde, istisna olarak da duruşma yaparak verecektir (İİK:m.18/3)
- İcra mahkemesince yapılan “soruşturmaın” çağdaş Usul Hukukundaki anlamda yargılama işlevi olarak vasıflandırılabilmesi mümkün değildir.
- İcra mahkemesine arz edilen hususlarda sıradan yargılama usulü uygulanır(İİK .M.18/1).
- HMUK' nun “bayağı yargılama usulüne” yapılan bu atıf, icra mahkemesi tahkikatına yargılama hüviyeti kazanmıştırramaz.
- Nizaları şekli ve maddi anlamda kesin hükme bağlayarak, kanuni hakikate erişme görevi olarak tanım edilebilecek yargılama görevi yoktur.
- Kararları da sadece aynı takip hakkında bağlayıcıdır.

- İhaleyi kesinleştiren kararları dışında, karara bağladığı bütün nizaların, şartları ve külfeti çok ağırlaşmış olmakla beraber genel mahkemelerde dava mevzusu yapılması mümkündür.
- meydana gelen ihale sonucunda devredilen mülkiyetin ve iyelik belgesinin tartışılabilir olması halinde takip hukuku var olamayacaktır.
İcra mahkemesinin kararlarından, bir tek ihaleyi kesinleştiren kararların kesin hüküm teşkil edişinin sebep ve gerekçesi de bu zorunluluktur. (4)

Mahkeme hüviyeti kabul edilmiş olsa da ( 5092 s.K. Geçici m.6) gerçek görevi hukuk infaz hakimliğidir. Ceza infaz hakimliğinin hususi hukuk alanındaki karşılığıdır. (5)

VI- Dar Yetkili Mahkeme ( ! ) Tanımlaması :

A) Bu tanımlama ile anlatılmak istenen, İcra İflas Kanununun bazı takip yollarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasında söz mevzusu olan,
İcra mahkemesince, nitelikli belgenin varlığının tesbiti, yargılamaya girişmeksizin infazının temini,
Nitelikli belgeye müstenit olmayan taleplerin ise yargılamaya girişilmeksizin reddi görevidir; sadece,
Tanımlamanın, icra mahkemesinin bütün görev alanlarını kapsar şekilde yapılmış olma yanlışı bir tarafa,
Açıklamak istediği “ infaz veya red “ zorunluluğu konusunu, takip hukukunun varlığına ve amacına karşıt ve daha önceki bir evreye ait olan, yargılama kavramı ile açıklamak istemesi, takip hukukunda tashihi çok güç idrak etme hatalarına sebep olmuştur.
Şöyle ki,
1- Bu tanımlamanın çağrıştırdığı ilk anlam, bir tarafın belgesinin veya belgede aranan niteliğin yokluğu sebebiyle, talep veya itirazının yargılamaya muhtaç olduğudur, fakat tanımlama,
Ceza infaz hakiminin veya infaz savcısının yargılama yetkilerinin dar olduğunun ifade edilmesine benzemekte,
İcra - infaz safhası ile soruşturma, yargılama ve hüküm safhalarını; infaz işlevi ile yargılama işlevini; infaz mercileri ile yargılama mercilerini karıştırmaktadır.
İcra takibinin akıbeti, icra mahkemesinin vereceği infaz veya red kararı ile belirlenecektir
İcra mahkemesi bazen de, hukuk veya ceza davasını veya ceza soruşturmasını ön mesele olarak kabul edebilecek, takibi durdurarak sonuçlarını bekleyebilecektir (Bakınız: HMUK m.317, İİK m.22).
2- İkinci anlam, kaybedilen hakların genel mahkemelere başvurularak geri alınabileceği –telafi edilebileceği- izlenimini vermesidir.
Tanımlamanın verdiği bu dolaylı bildiriın, aslabir bilimsel ve ergonomik geçerliliğinin bulunmadığı, acı ve ağır tecrübelerle öğrenilmektedir. Bu tanımlama,
a) Başlatılan takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir yasağı sebebiyle takibin, devam edeceği ve müdahale edilemeyeceği gerçeğini, (6)
b) evre evre kesinleşen ihale hazırlık işlemlerini, aslabir davanın ve yargılamanın geri döndüremeyeceği gerçeğini,
c) İcra dairesinin ihale tutanağını tanzim ve imza etmiş olduğu andan itibaren, kati hükümlerin dahi aynen infaz olanakının olamayacağı gerçeğini,
d) İhalenin kesinleşmesinden sonra ise bozulabilmesi için, hukuk sistemimiz içinde aslabir talep hakkı ve kanun yolu bulunmadığı gerçeğini göz ardı etmektedir. (7)
3- Genel imajı ise, takip (icra ve infaz) hukukunun ve başta yüksek mahkememizin icra iflas dairesi olmak üzere tüm uygulayıcılarının, vazife ve işlevinin önemsizleşmesi, bunun kaçınılmaz sonucu olarak hukuk infaz sisteminin etkinlik kaybıdır. Oysa ki,
adalet tanrıçasının elindeki kılınç hükmündeki takip hukukunun önemi, aslabir açıklamaya ihtiyaç göstermeyecek kadar açık olup, infaz sisteminin etkisiz hale getirilmesi, hak ve adalet için meydana getirilen her şeyin boşa gitmesi anlama gelir.

B) Dayanak belge niteliğini tesbit zorunluluğu vurgulanmadan, icra mahkemesi görevinin “sınırlı (dar) yetkili ” olarak tanımlanması, nizanın bir tarafı açısından, şu demek oluyor ki madalyonun bir yüzünden bakılarak meydana getirilen bir değerlendirmedir.
Oysa ki, icra dairesinin her işlem ve sonucundan yararlanan, bu sebeple icra mahkemesine sunulan her başvuru, itiraz ve şikayette “ yasal hasım “ olarak yer edinen bir karşı taraf vardır.
Tanımlamaya karşı taraf açısından - madalyonun diğer yüzünden - bakıldığı ve İcra mahkemesinin görevsizlik kararı veremeyeceği dikkate alındığı takdirde,
Tanımlama, İcra mahkemesinin dar değil, sınırsız yetkili olduğu, tabir caiz ise yargısız infaza yetkili bulunduğu anlamına gelecektir.

C) Bu tanımlamanın, takip hukuku terimi olarak kullanılmasının en önemli ve sakıncalı sonucu, yanlış algılama, yanlış bilgilenme ve yanlış uygulamadır.
Takip hukukunun anlaşılamaz bir hukuk kolu haline gelmesine, yalnız takibin taraflarının değil, üçüncü şahısların da mağdur edildiği uygulama hatalarına sebebiyet verilmesidir.
Bu sebepledir ki, uygulamada çok sık ve sürekli karşılaşılan,
1- Genel mahkemeler yerine icra mahkemelerinde hak aranması ve uğranılan ağır tazminat, masraf ve vakit kayıpları,
2- Nizaların genel mahkemeye taşınması konusundaki terahi ve telafisi mümkün olamayan hak kayıpları,
3- İcra mahkemesi ile genel mahkemeler arasında vazife ilişkisinin mevcud olduğu düşüncesi (zannı) ve bu düşünce ile, icra-infaz görevinin yapılmaması anlamına gelen ve bu istemi içeren, görevsizlik kararı verilmesi talepleri,
4- Takiplerin geçici durdurulması (8) yada sürdürülmesi konusunun, yargılama hukuku müessesesi olan ihtiyati tedbirler ile karıştırılması ve teminat karşılığı takibin durdurulması için ihtiyati önlem kararı verilmesi talepleri,
güvence (HMUK. M.96) müessesesinin, aslabir yasal dayanak aranmadan gerçekleştirilen tadı uygulamaları, (9)
5- İlamların icrasında gözlemlenen hükmün bütünlüğünü bozacak; ilamın, kısım kısım, parça parça, süre zaman icrası sonucunu doğuracak şekillerdeki disiplinsiz uygulamalar (İİK.M.34). (10)
6- Nihayet bu tanımlamanın kullanılmasına devam ediliyor olması,
Yanlış yorum ve algılamaların boyutlarının ve neticelarının göstergelerini oluşturmaktadır.
D) Takip hukuku uygulamalarında belirleyici ölçüt; talep, itiraz ve müracaat belgesinin yargılamaya muhtaç olmamasıdır.
Hukuk infaz sistemimizin ve takip hukukunun özellikleri ve işlevi, bu soyut tanımlama ile algılanamamaktadır.
Uygulamalarımızın hatalardan, devletimizin tazminat, görevlilerin rücu davalarından kurtarılabilmesi için (İİK m.5), bilimsel yanlışlıkları ve ergonomik sakıncaları açıklanmaya çalışılan dar yetkili mahkeme tanımlaması terk edilmelidir.


V - S o n u ç :

Kamu hukukunun bir bölümü olan takip hukukunun (hukuk infaz sisteminin) ve icra-infaz organlarının konumlarının ve önemlerinin, açık ve kati olarak anlaşılıp kabul görmesinden sonradır ki;
1- Uygulamalarında astronomik değerlerin el değiştirdiği acı, ızdırap ve gözyaşları ile dolu bu çatışmalı uygulama alanına gereken duyarlılık gösterilmiş olacak,
2- Yüksek hukuk bilgisine, yetişmiş- uzmanlaşmış kadrolara duyulan dirimsel ihtiyaç daha fazla göz ardı edilmeyecek,
3- İyi niyetten uzak her türlü tutum ve davranış başarı bulamayacak,
4- Masum tarafların ve üçüncü şahısların kişilik ve öteki hakları, icra takipleri vesilesiyle tecavüzlere uğramayacak,
5- İnfaz sistemimizin, kendi içindeki problemlerının tespit ve çözümlerine de sıra gelebilecektir.
Bu bağlamda ihalelerin denetlenebilmeleri için, icra dairelerinden icra hakimliklerine ve vergi dairelerine informasyon akışının düzenlenmesi zorunluluğu gibi,

pek çok önemli mevzu (11) gündeme gelebilecektir.
Kıymetli meslektaşlarımızın yüksek takdirler ve değerlendirmelerine saygı ile arz olunur.


Hakim Fuat Köylüoğlu 18338
Üsküdar 1.İcra Mahkemesi

"Hukuk İnfaz Sistemimiz" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Fuat Köylüoğlu'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
10.01.2017 13:19
Alıntı ile Cevapla