Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının (HAGB’nin) Memurluğa Etkisi
Yazar Konu
siirvehikaye Çevrimdışı
Yeni Üye
*
Üye Grubu

Yorum Sayısı: 53
Üyelik Tarihi: 10.01.2017
Yorum: #1
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının (HAGB’nin) Memurluğa Etkisi
Evlet Memurları Kanununda belli bazı kabahatların işlenmesinin açıkça memuriyete engel olacağı belirtilmiş olmasına rağmen ”hükmün açıklanmasının geri bırakılması” halinde ne olacağı durumu düzenlenmemiştir.Bu gibi bir durumlarda ne yapılacaktır?Işte bu makalemizde bu konuyu el almış bulunmaktayız.Şöyleki;

Ceza Muhakemesi Kanunundaki ilgili hüküm aynen şu şekildedir;

Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (1)
Madde 231 – (1) Duruşma sonucunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara bakılırsa duruşma tutanağına geçirilen yargı
fıkrası okunarak öne sürülen nedeni ana çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ek olarak başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir.
(4) yargı fıkrası hepimiz tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı meydana getirilen yargılama sonucunda hükmolunan ceza, iki yıl(2) yada daha azca süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (2)
–––––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Hükmün açıklanması” iken, 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
(2) 23/1/2008 tarihindeki ve 5728 sayılı Kanunun 562 nci maddesiyle bu fıkrada yer edinen “bir yıl” ibaresi “iki yıl” olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.

(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir kabahattan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden
suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, kabahattan önceki hale getirme veya tazmin
suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir. (Ek cümle: 22/7/2010 – 6008/7 md.) Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis
cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/6/2014-6545/72 md.) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç
nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek yada sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda yada özel olarak aynı meslek yada sanatı yapan bir başkasının nezarete altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli bölgelere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere idame etmek hususunda yükümlü kılınmasına yahut takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Altıncı fıkranın © bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.)Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik
tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Sadece mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine yahut koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yapmış oldurımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.
(12) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, sadece bir sualşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, başat veya mahkeme
tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik: 23/1/2008 – 5728/562 md.) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan kabahatlarla ilgili olarak uygulanmaz.

Kişisel Yorum:

Yukarıda belirtmiş olduğumuz: ”Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” Hususu işin püf noktasıdır. Çünkü kanun lafzı ve ruhu ile yorumlandığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin hiçbir hukuki sonuç doğurmamasını kesin bir dil ile ifade eder.

Anayasanın ilgili maddesine nazaran ise;

Madde 38 – Kimse, işlendiği süre yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye kabahatu işlediği süre kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin neticeları mevzusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri sadece kanunla konulur.
Suçluluğu hükmen durağan oluncaya kadar, kimse kabahatlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını kabahatlayan bir beyanda bulunmaya yada bu yolda kanıt göstermeye zorlanamaz.
(Ek: 3/10/2001-4709/15 md.) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.
Ceza sorumluluğu şahsidir.
(Ek: 3/10/2001-4709/15 md.) Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğmuş bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.
(Ek: 3/10/2001-4709/15 md; Mülga: 7/5/2004-5170/5 md.)
(Değişik onuncu fıkra: 7/5/2004-5170/5 md.) Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez.
İdare, birey hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir.
(Değişik son fıkra: 7/5/2004-5170/5 md.) Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.

KAYNAK: https://www.adaletinsesi.com/hukmun-acik...ga-etkisi/
10.01.2017 13:45
Tüm Mesajlarına Bak Alıntı ile Cevapla
Yeni Yorum Gönder 


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi

İletişim | Adalet ve Hukuk Forumu | Yukarı Git | İçeriğe Git | Arşiv | RSS Beslemesi