Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Hizmet Borçlanması
Yazar Konu
siirvehikaye
Ziyaretçi

 
Yorum: #1
Hizmet Borçlanması
I. Hizmet Borçlanması Kavramı
Hizmet borçlanması, sigortalılıkta geçmeyen bazı sürelerin, daha sonrasında uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin primlerin ödenmesi suretiyle sigortalı hizmetten sayılmasına olanak veren bir sosyal sigorta işlemidir.[1] sadece şunu da belirtmek gerekir ki, hizmet borçlanması süreci, değerlendirilebilecek süreler üzerinden hesaplanacak olan primlerin ödenmesi ile tamamlanmaktadır.[2] Hizmet borçlanması 5510 sayılı Kanunun 41, 46 ve geçici 4. Maddesinde düzenlenmiştir. Uluslararası Çalışma Örgütü de 1933 tarih ve 43 sayılı tavsiye sonucunda hizmet borçlanmasına olanak tarifıştır.
II. Yurt İçinde Geçen Hizmetlerin Borçlanılması
Sigortalının, borçlanma yoluyla geçmiş döneme ait bir sürenin primlerini ödeyerek sigortalı hizmetten saydırabilmesi için ne olursa olsun buna cevaz veren bir kanun hükmünün olması gerekir. Hizmet borçlanması 5510 sayılı Kanunun 41, 46 ve geçici 4. Maddesinde düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanunda borçlanmaya mevzu olabilecek sürelerin kapsamı genişletilmiş ve daha önce mevcut olmayan bazı borçlanma imkânları getirilmiştir.[3]

1. 5510 Sayılı Kanuna nazaran Borçlanılabilecek Süreler
A. Ücretsiz Doğum ve Analık İzni Süreleri İle Doğum Sonrasındaki Süreler (m.41/I,a)
Çalışanlara ilgili kanunları gereği doğum ve analık halinde verilen ücretsiz izin sürelerinin borçlanılabilmesi mümkündür. Bunun yanında analık izni süreleri ile m.4/I-a bendi kapsamındaki sigortalı hanımın, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonrasında iki yıllık süreyi geçmemek kaydı ile iş sözleşmesine dayanarak işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunduğu süreyi borçlanabilir.
Durumu bir örnekle açıklayacak olursak; İş Kanununa doğal olarak olarak çalışan sigortalı kadının, Kanunun 74. Maddesi gereği altı aya kadar aldığı ücretsiz izin sürelerini borçlanma yöntemiyle sigortalı hizmetten saydırabilir. Bunun yanında aynı hanım sigortalı, örneğin, çalışmasının bulunmadığı dönemde yaptığı doğumdan sonra işleyen iki senelik süreyi de, bu iki senelik süre içinde iş sözleşmesine dayalı olarak bir yerde çalışmasının bulunmaması ve çocuğunun da yaşaması şartıyla borçlanabilir.[4]

B. 5510 s. Kanunun 4/I © Bendi Kapsamında Olanların, Personel Mevzuatlarına gore Aylıksız İzinde Geçen Süreleri (m.41/I,c)
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 104. Maddesine göre, memura doğum yapmasından önce 8 hafta ve doğum yaptığı tarihten itibaren 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta süre ile aylıklı izin verilir. Maddeden de anlaşılacağı üzere memura verilen doğum izni esnasında aylığı ödenmektedir. Oysa bu sürenin borçlanılabilmesi için analık izni süresinin ücretsiz olması gerekir. Dolayısıyla bu anlamda borçlanma olanağı sadece m.4/I-a bendine göre sigortalı olanlara tanınmış bir olanaktır. 657 s. Kanun doğum meydana getiren memurlara ücretsiz izin hakkı da tarifıştır. Doğum yapan memurlar istekleri halinde 104. Maddenin A bendinde belirtilen sürelerin bitiminden itibaren 12 aya kadar aylıksız izin verileceği hükme bağlanmıştır.[5] Doğum meydana getiren memurun bu süreleri de 5510 sayılı Kanunun 41.Maddesinin © bendine bakılırsa borçlanabilmesi mümkündür.
C. Er veya Erbaş Olarak tabanca Altında yada Yedek Subay Okulunda Geçen Süreler (m.41/I,b)
Askerlik hizmetini yerine getirenler sigortalı sayılmazlar. Bununla birlikte Kanun, bu kişilerin er ya da erbaş olarak geçen süreleri borçlanabileceklerini düzenlemiştir.[6] Borçlanılabilecek askerlik süresi sevk ve terhis arasındaki tüm süredir. Askerlik borçlanması açısından Türkiye’ye göçmen olarak gelen kişilerin durumu örutubet arz etmektedir. Yargıtay, Bulgaristan’daki askerlik süresinin borçlanma talebinin reddi üzerine oluşturulan davada, mahkemenin talebi reddeden sonucunı bozmuştur. Yargıtay 10.HD. Anılan kararında şu ifadelere yer vermiştir. “Davacı Türk vatandaşı bulunduğuna göre vatandaşlara tanınan tüm sosyal sigorta haklarından ve bu arada askerlik borçlanmasından yararlandırılması organik karşılanmalıdır. Anılan 60'ıncı madenin F fıkrası (şimdi m.41/I-b) amacına uygun halde yorumlandığında, muhacir olarak gelip Türk yurttaşlığına alınanların geldikleri ülkedeki askerlik hizmetlerinin kabul edilerek yine askerlik yaptırılmaması olgusu da göz önünde tutulduğunda yurt dışındaki askerlik sürelerini borçlanabilecekleri sonucuna varmak gerekir. Tersi bir düşüncenin kabulünün ise aynı ülkenin vatandaşları arasında eşitsizliğe niçin olacağı açıktır. Mültecilerin hukuki durumuna ilişik sözleşmenin onaylanması hakkında 29.8.1961 tarih ve 359 sayılı Yasanın 23 üncü maddesi yurttaşlara yapılan toplumsal yardımların mültecilere de yapılacağını, 24 üncü maddesi, İş Kanunu ve sosyal Sigortalar Kanunundan doğan birçok hakların kendilerine verileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan sözleşmede askerlik borçlanması ile ilgili açık bir yargı yoksa da askerlikte geçen sürenin borçlanılması hakkının sosyal Güvenlik haklarından bulunmuş olduğu tartışmasızdır. Mültecilere tanınan hakların Türk vatandaşlığını kazanmış Türk asıllı muhacirlere tanınmamasının hukuk mantığı ile açıklanması mümkün değildir. Bu nedenlerle, mahkemenin anılan 60. Maddenin F fıkrasını aksine yorumlayarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”[7]
D. Doktora yada Tıpta Uzmanlık Öğrenim Süreleri (m. 41/I,d)
Sigortalılar, sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde yada yurt haricinde geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim sürelerini borçlanabilirler. Bu hükme göre borçlanmak için sigortalının daha sonrasında hangi kapsamda sigortalı olduğunun bir önemi yoktur. Borçlananın, doktora ya da tıpta uzmanlık öğrenimi sırasında sigortalı olmaması gerekli ve yeterlidir.[8]
E. Avukatlık yetişim Süresi (m.41/I,e)
Avukatlık stajı esnasında geçen bir yıllık sürenin borçlanılarak sigortalılık açısından değerlendirilmesi mümkündür. Ancak borçlanılabilecek süre bir yıllık düzgüsel staj süresidir. Avukatlık Kanununa gore, staj süresinin altı ay uzatılması halinde uzatılan süre borçlanılamaz.[9] Avukatlık yetişim süresinin borçlanılabilmesi m.4/I (a) ve m.4/I (b)’liler için getirilen yeni bir düzenlemedir.[10]
F. Beraatle sonuçlanan Tutukluluk veya Gözaltında Geçen Süreler (m.41/I,f)
Sigortalı iken herhangi bir suçtan dolayı tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta yada gözaltında geçen süreleri de borçlanabilirler. Ferdin sigortalı olmadığı bir dönemde tutuklanması yahut gözaltına alınması halinde bu sürelerin borçlanmaya mevzu olabilmesi mümkün değildir.[11]
Bu olanaktan bu madde kapsamında yalnız m.4/I (a) ve m.4/I (b)’liler yararlanabilirler. Zira 45. Maddede kamu görevlilerine ilişkin olarak tutuklanan ya da gözaltına alınanların daha sonra görevine iade edilmeleri halinde, tutuklulukta veya gözaltında geçirilen sürelerin sigortalılık süresinden sayılacağı belirtilmektedir.[12] Bunun yanında Hizmet Borçlanması İşlemlerinin Usul ve Esasları Hakkında tebliğde de m.4/I © bendine tabi olanların hariç tutulduğu görülmektedir.
G. Işbırakımı ve Lokavtta Geçen Süreler (m.41/I,g)
bırakım ve lokavt esnasında herhangi bir ücret ödemesi olmadığından, bu esnada geçen sürelerin sigortalılık olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Kişiler, Kanunda tanınan borçlanma olanağından yararlanarak işbırakımı ve lokavtta geçen süreleri de sigortalılık açısından değerlendirebilirler.
H. Hekimlerin Fahri Asistanlıkta Geçen Süreleri (m.41/I,h)
Üniversitelerde kadro bulunmamakla birlikte doktorların fahri olarak asistanlık yapmış oldukları uygulamada rastlanan bir durumdur. Tıpta Uzmanlık Tüzüğünün[13] 34. Maddesinde, “Türkiye'de yabancı uyruklu olarak uzmanlık eğitimi görmekte iken asistanlık süresi içinde Türk uyruğuna geçenler, kadrosuz ve aylıksız olarak asistanlığa devam ederler.” hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıylabu kişiler açısından aylıksız geçen süreler istekleri halinde borçlanılabilir.[14]
İ. Seçim Kanunları Gereğince Görevlerinden İstifa Edenlerin Açıkta Geçirdiği Süreler (m41/I,ı)
2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanununa bakılırsa, seçime girmek amacıyla görevinden çekilme edenler seçilemedikleri takdirde, istifa ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı zamanı takip eden ay başına kadar açıkta geçirdikleri süreleri borçlanabilirler.[15]
J. Fakülte yada Yüksekokullarda Kendi Adına Okuduktan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri yahut güvenlik Genel Müdürlüğüne Geçenler (m.46/II)
Fakülte yada yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra subay veya astsubaylığa atanan veya yedek subaylık hizmetini takiben subaylığa geçirilenler ile fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabına okuduktan sonra, komiser desteksı yada polis memuru olarak atananların başarılı öğrenim süreleri; borçlanmanın yapıldığı tarihte ilgisine gore en az aylık alan teğmenin, astsubay çavuşun veya polis memuru yahut komiser desteksının prime esas kazancı üzerinden, bu sürelere ilişik primler kendilerince ödenerek borçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılır.
K. Memuriyeti Disiplin Cezası nedeniyle Sona Erenlerden Cezası Kaldırılanlar
(Geç. M. 4/XVII)
5510 sayılı Kanunun geçici 4. Maddesinin 17. Fıkrasına nazaran, disiplin cezası sebebiyle memuriyeti sona erenler, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde başvurmaları koşuluyla, disiplin cezası sebebiyle çalışmadan geçirdikleri süreleri borçlanabilirler. [16]

2. Borçlanma Talebi ve Prim Borcunun Ödenmesi
Borçlanmanın söz mevzusu olabilmesi için sigortalının veya hak sahiplerinin yazılı olarak Kuruma başvurmaları gerekir. Borçlanma için başvuran ferdin talep esnasında fiili olarak çalışıyor olması gerekmez, bireyin sigortalı sayılması borçlanabilmesi açısından yeterlidir. Zira Kanunda sigortalı sayılanların borçlanabileceklerinden söz edilmiş, fakat ‘çalışan’ ibaresine yer verilmemiştir.[17]
Borçlanma talebi bir süreye bağlı değildir. İlgililer, borçlanmaya konu olabilecek sürenin sigortalılık hizmeti olarak değerlendirilmesine ihtiyaç duydukları takdirde, diledikleri zaman bu talepte bulunabilmeleri mümkündür.[18]
Sağlığında borçlanma talebinde bulunmamış olmakla birlikte, sigortaya tabi bir işte çalışmakta iken ölen sigortalının ölümünden sonraki beş yıl içinde hak sahipleri de borçlanma talebinde bulunabilir.
Borçlanma talebinde bulunan sigortalı ya da gerçek sahibi, 82. Maddeye gore belirlenen prime esas günlük kazancın alt ve üst sınırı arasında olmak üzere belirleyeceği gmeşhurk kazancın %32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemelidir (m.41/I). Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için ise yeni müracaat şartı aranır. Kanuna gore tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye gdolayılür (m.41/III).
Kanunda borçlanılan sürelerin hangi sigortalılık hali için değerlendirileceği düzenlenmiştir. Buna gore, borçlanılan süreler, uzun vadeli sigorta ve genel sıhhat sigortası bakımından;
a. Birinci fıkranın (a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri gereği borçlananlar, borçlandığı tarihteki 4. Maddenin birinci fıkrasının ilgili bendine göre,
b. Birinci fıkranın © ve (ı) bentleri gereği borçlananlar, 4. Maddenin birinci fıkrasının © bendine göre, sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Borçlanma ile aylık bağlanmasına hak kazanıldığı takdirde, ilgililere borcun ödendiği zamanı takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.

III. Yurtdışı Hizmet Borçlanması
A. Ülkemizdeki Tarihsel Gelişimi
Yurt haricinde yaşayan Türk yurttaşlarının toplumsal güvenlik haklarının korunması öncelikle söz mevzusu ülkelerle yapılan sosyal Güvenlik sözleşmeleri ile sağlanmıştır. Ancak bu sözleşmelerin yapılmasında yaşanan güçlük ve her ülke ile toplumsal güvenlik sözleşmesini yapılamaması karşısında yeni önlemler aranmaya başlanmıştır. Bu önlemlerden en önemlisi, yurt haricinde geçen bazı sürelerin borçlanılarak değerlendirilmesi olanağının getirilmiş olmasıdır. Yurt haricinde geçen hizmet sürelerinin borçlanma yoluyla değerlendirilmesi olanağı ilk kere 1987 senesinde çıkarılan 2147 sayılı Kanunla tanınmıştır. Bu kanunun yapılmasında üç fakatç izlenmiştir. İlki, yurt dışında çalışan işçilerimizin çalıştıkları ülke toplumsal güvenlik mevzuatına bakılırsa emekli olma koşullarının ağır olması gibi nedenlerle bulundukları ülkede sosyal güvenceye kavuşmadan Türkiye’ye dönmeleri halinde mağdur olmalarının önüne geçmektir. İkincisi, Türk yurttaşlarının yurt haricinde edinmiş oldukları birikimlerini israf etmelerinin önlemek suretiyle tasarruflarını teşvik etmektir. Üçüncüsü ise, Türk vatandaşlarının yurt dışındaki çalışma süreleri boyunca yabancı ülke sosyal güvenlik kurumlarına ödedikleri primlerin boşa gitmesini önlemektir.[19] Bu amaçlar doğrultusunda 2147 sayılı Kanun çıkarılmış ve Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen ve belgelenen çalışma sürelerinin sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi olanağı sağlanmıştır. Ancak 2147 sayılı Kanun uygulamada çıkan gereksinimları karşılayamamış ve yerini 1985 yılında 3201 sayılı Yurt dışında Bulunan Türk yurttaşlarının Yurt dışında Geçen Sürelerinin toplumsal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanuna bırakmıştır. 3201 sayılı Kanun, 2147 sayılı Kanunun eksikliklerini gidermek ve borçlanma usulünü basitleştirmektir. Bunun yanında 2147 sayılı Kanunun başvuru için öngördüğü süreler nedeniyle müracaat haklarını kaybeden vatandaşlara yine borçlanma olanağı tanımaktır.[20]
B. Yurt Dışı Hizmet Borçlanmasından Yararlanma Şartları
1. Borçlanma Olanağından Yararlanabilecek Kişiler
a. 18 yaşını doldurmuş olmak ve borçlanması talep edilen sürelerin Türk vatandaşı olarak geçirilmiş olması: 3201 sayılı Kanun uyarınca,yurt dışı hizmet borçlanması bakımından değerlendirilebilecek süreler, ilgilinin 18 yaşını doldurduktan sonrasında ve Türk vatandaşı olarak geçirdiği ve belgelendirebildiği hizmet süreleridir (m.1). Çifte vatandaşlığı olanların yurtdışı hizmet borçlanmasından yararlanıp yararlanamayacakları konusunda 3201 sayılı kanunda düzenleme bulunmamaktadır. Bu mevzu sosyal Güvenlik Kurumunun 2008/44 sayılı genelgesi ile düzenlenmiş ve söz mevzusu kişilerin yurt dışı hizmet borçlanmasından yararlanabilecekleri hükme bağlanmıştır.[21]
b. Yurt dışında meydana getirilen çalışmanın yasal olması: Yurt haricinde meydana getirilen çalışmanın 3201 sayılı Kanun anlamında yurt haricinde çalışma sayılabilmesi için söz konusu çalışmanın yasal olması gerekir.
C. Ev kadınlarının Durumu: 3201 sayılı Kanun ev hanımlarına da yurt dışı hizmetlerini borçlanma olanağı tarifıştır. Çalışmış iseler evleviyetle borçlanabilecekleri tartışmasızdır.[22]
2. Borçlanılabilecek ve borçlanılamayacak süreler
§ Borçlanılabilecek Süreler
a. Yurt dışında çalışılarak geçirildiği belgelendirilebilen süreler
b. Yukarında belirtilen çalışma süreleri arasında yada sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri
c. Ev kadını olarak geçirilen süreler
Bu sürelerin borçlanılabilmesi için, sigortalının 18 yaşını doldurmuş olduğu tarihten sonraki döneme ilişkin olması ve Türk vatandaşı olarak geçmesi gerekmektedir.
§ Borçlanılamayacak Süreler
a. 18 yaşın doldurulmasından önce yurtdışında geçen hizmet ve ev kadınlığı süreleri
b. Türk yurttaşlığının kazanılmasından önce ve Türk yurttaşlığının kaybedilmesinden sonrasında geçen hizmet ve ev kadınlığı süreleri
c. İsveç, İsviçre ve Fransa ile yapılan toplumsal güvenlik sözleşmeleri gereğince Türkiye’de isteğe bağlı sigortaya prim ödenen sürelerde yurtdışında geçen hizmet ve ev kadınlığı süreleri
d. Libya’da iş üstlenen Türk işverenlerince çalıştırılan Türk işçilerin bu ülkede 01.09.1985 tarihinden sonra geçen çalışma süreleri
e. Sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde iş üstlenen Türk işverenler tarafından yurtdışına gdolayılen Türk işçilerinin çalışma süreleri ile Türkiye’deki sosyal güvenlik kanunlarına gore yurtiçinde isteğe bağlı sigortaya prim ödenen sürelerde bu ülkelerde geçen hizmet veya ev kadınlığı süreleri
f. İkili toplumsal güvenlik sözleşmesine gore kendilerine kısmi aylık bağlanmış olanların çalışmalar ve hizmetin bitim tarihinden sonraki işsizlik süreleri
g. Almanya’da kural dışı akdi kapsamında iş üstlenen Türk işverenlerce çalıştırılan Türk işçilerin bu ülkedeki çalışma süreleri.
3. Borçlanma Talebi İle Başvuruda Bulunmak
3201 sayılı Kanunun 1. Maddesinde belirtilen kişiler ile yurt dışında çalışmakta iken yada yurda kesin dönüş yapmış olduktan sonrasında ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri,
§ Sigortalının Türkiye’de aslabir toplumsal güvenlik müesseseuna tabi çalışması yoksa sosyal Güvenlik Kurumuna,
§ Türkiye’de çalışması varsa son olarak doğal olarak olduğu sosyal güvenlik müesseseuna[23]
§ toplumsal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kısmi aylık bağlanmış olanların, aylık aldıkları sosyal güvenlik kuruluşuna müracaat etmek suretiyle borçlanma olanağından yararlanırlar (3201 s.K. M. 3; Yön. M.5/c).
4. Müessese tarafınca gerçekleşme Ettirilen Borç meblağının hepsinın Ödenmesi
3201 sayılı Kanunun 4. Maddesine nazaran, borçlanılacak her bir gün için gerçekleşme ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı toplumsal Sigortalar ve Genel sağlık Sigortası Kanununun 82. Maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında belirlenecek gmeşhurk kazancın % 32'sidir. Tahakkuk ettirilen bu borç meblağı, tebliğ edilmiş olduğu tarihten itibaren üç ay içinde ödenir. Bu ödemenin yapılmaması halinde ilgiliden yine müracaat şartı aranır.
Borçlanılan süreler, yurda kati dönüş yapılmış olması şartıyla aylık tahsisi için yazılı talepleri halinde 5510 sayılı Kanunun 41. Maddesinin son fıkrası hükümlerine bakılırsa değerlendirilir. Ödeme meydana getirilen gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dâhil edilir.
5. Kesin Dönüş
3201 sayılı Kanunun ilk düzenlemesinde, borçlanma olanağından yararlanabilmek açısından yurda kati dönüş yapma şartı getirilmişti. Anayasa Mahkemesi adı geçen Kanunun 3. Maddesinde yer alan ”…yurda kati dönüş yapanlar, kati dönüş…” ibaresini iptal etmiştir.[24] Bunun üzerine konu 29.7.2002 tarih ve 4958 sayılı kanun ile yine düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme 2008 yılında yeniden ele alınmış ve borçlanma talebinde bulunabilmek ve borçlanma işleminin gerçekleşebilmesi için yurda kesin dönüş yapmış olma şartı kaldırılmıştır. Sadece 3201 sayılı Kanunun 6. Maddesinde, aylık bağlanabilmesi için yurda kati dönüş şartı aranmaktadır. Buna gore yurt haricinde çalışan bir birey yurda kati dönüş yapmadan hizmet borçlanması yapabilecek, sadece kesin dönüş yapmadan emekli aylığı alamayacaktır.[25]

C. Borçlanılacak Sürelerin Belgelenmesi
Yurt haricinde geçen sürelerin borçlandırılması için söz konusu sürelerin belgelendirilmesi zorunludur. Borçlanma için yazılı istekte bulunan ancak, ibraz ettikleri belgeleri borçlanma işleminin yapılması için kafi görülmeyenlerin istekleri reddedilmez, belgelerini tamamlamaları kendilerinden talep edilir (Genelge, A, 3). Borçlanılacak sürelerin belgelendirilmesi için istenilecek belgeler, sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ve toplumsal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkeler açısından farklılık oluşturur (Genelge, A, 3).[26]

D. Yurt Dışı Hizmet Borçlanmasının neticeları
1. Prim Ödeme Gün Sayısı ve Sigortalılık Süresinin Artırılması
Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve arzu sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır (3201 s.K. M. 5).
Toplumsal güvenlik kanunlarına doğal olarak hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Toplumsal güvenlik müesseselarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç zamanı, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.
Birden fazla yurt dışı borçlanması yapılmış olduysa, sigortalılık süresi başlangıcı borcun en son ödendiği tarihten borçlanılan toplam gün sayısı kadar geriye gdolayılerek belirlenecektir.
Yurtdışı hizmet borçlanmasına ilişik sürelerin 5510 sayılı Kanuna gore hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılık var ise borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline gore, sigortalılık yoksa 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş hizmet süresi olarak kabul edilecektir (Genelge, D, 3).
2. Aylık Bağlanması
a. Aylık Bağlama Şartları
Aylık bağlama şartları 3201 sayılı Kanunun 6. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna nazaran kişiye aylık başlanabilmesi için;
§ Yurda kati dönüş yapılmış olması[27]
§ müessese tarafınca gerçekleşme ettirilen borcun tüm bunlarnın ödenmiş olması[28]
§ Borcun tüm bunlarnın ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunması gerekmektedir.
5510 sayılı Kanunun 7. Maddesinin 4.Fıkrasında, yurtdışı hizmet borçlanmasına ilişik prime esas kazançların iyi mi değerlendirileceği düzenlenmiştir. Buna göre, aylıkların hesabında 41. Maddeye ve 3201 sayılı Kanuna göre meydana getirilen borçlanmaların 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki sürelere ilişik kazançları, 5510 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırdığı ilgili Kanunun hükümlerine nazaran değerlendirilir. Sadece, m.4/I (a) kapsamında bulunan sigortalılar için 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önceki sürelerin, yürürlük tarihinden sonra borçlanılması halinde de 41. Madde ve 3201 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Yurtdışı hizmet borçlanması sebebiyle borçlanılan süreler Türkiye’de sosyal güvenlik kurumlarına veya kanunlarına doğal olarak hizmetleri olanların hizmetleri ile birleştirilecektir. Fert yurtdışı hizmet borçlanmasına ilişkin şartları yerine getirdikten sonrasında hangi sigortalılık statüsü ile hangi sosyal güvenlik kanununa bakılırsa aylık bağlanacağının belirlenmesinde 2829 sayılı Kanun hükümleri esas alınacaktır.
B. Kısmi Aylık Bağlanması
Kısmi aylık, Türkiye ile yabancı bir ülke arasında imzalanan toplumsal güvenlik sözleşmesi çerçevesinde sigortalıya bağlanan aylıktır.[29] Sigortalı farklı tarihlerde hem yabancı bir ülkede bununla birlikte Türkiye’de çalışmışsa, sosyal güvenlik sözleşmeleri uyarınca sigortalıya kısmi aylık bağlanabilir. Sigortalının 3201 sayılı Kanunda yer edinen şartları yerine getirmesi durumunda, bağlanan kısmi aylık tam aylığa çevrilebilir. 3201 sayılı Kanunun 9. Maddesine bakılırsa kısmi aylığın tam aylığa çevrilebilmesi için gerçekleşmesi ihtiyaç duyulan şartlar şunlardır:
§ sosyal güvenlik sözleşmeleri ve Türk mevzuatı uyarınca kısmi aylık bağlanmış olması,
§ Sigortalı veya hak sahiplerinin kısmi aylığın tam aylığa çevrilmesi için talepte bulunmaları,
§ 3101 s. Kanunun 4. Maddesi ihtarnca kendilerine gerçekleşme ettirilen prim borçlarının tamamen ödemiş olmaları.

3. Sosyal Güvenlik Sözleşmeleri İle Transferi Sağlanan Primlerin İadesi
Türk yurttaşları adına yabancı ülkelerdeki toplumsal güvenlik kurumlarında yatırılmış olan primlerin, uluslar arası anlaşmalarla Türkiye’ye transferlerinin sağlanması durumunda;
3201 sayılı Kanunun 10. Maddesine nazaran,
a) transfer olunan primlere ilişkin sürelerin tamamını bu Kanuna bakılırsa borçlanarak, tahakkuk ettirilen borcunu da ödemiş olanlara, aktarma olunan primlerin tamamı,
b) geçirme olunan primlere ilişkin sürelerin bir kısmını bu Kanuna göre borçlanarak gerçekleşme ettirilen borcunu da ödemiş olanlara, transfer olunan primlerin borçlandıkları süreye isabet eden orandaki miktarı,
geçirme tarihindeki cari kur üzerinden Türk Lirası karşılığı olarak ilgili toplumsal güvenlik kurumunca sigortalıya, hak sahiplerine yada mirasçılarına iade edilir.
Yargıtay prim iadesine ilişkin bir kararında, transfer edilen primlerin yaşlılık aylığı için gerekli olan kısmının Kuruma kalacağını, bunu aşan kısmının ise sigortalıya iade edileceğini belirtmiştir.[30]
E. Borçlanmadan Vazgeçme ve Borçlanmanın İptali
Borçlanmadan sonradan vazgeçenler ile meydana getirilen borçlanma daha sonra aylık bağlanması için lüzumlu şartları yerine getiremeyenlere ve bunların hak sahiplerine talepleri üzerine yapmış oldukları ödemeler, faizsiz olarak iade edilir (3201 s.K. M.4/3).
Yurtdışı borçlanması iptal edilen kişiye borçlanma bedeli Türk Lirası olarak ve faizsiz iade edilecektir. Yurtdışı borçlanması iptal edilen kişiye borçlanma bedelinin faizsiz olarak iade edilecek olması, borçlanma ile borçlanmanın iptali içinde çok uzun bir süre geçmiş olduğu düşünüldüğünde, bireyin maddi bir kayba uğrayacağı açıktır. Yargıtay’ın 2000 yılında vermiş olduğu bir kararda, kati dönüş koşulunun gerçekleşmemesi sebebiyle yurtdışı hizmet borçlanmasının iptali üzerine, sosyal Sigortalar Kurumunun malvarlığında meydana gelen sebepsiz zenginleşme sebebiyle kurumun iade yükümlülüğü hayata merhaba dediğunu, 3201 sayılı Kanuna dayalı borçlanma tutarı Kuruma ödendiğinden, borçlanmanın iptali ile Kurumun iyi niyetle sebepsiz zenginleşmesi söz konusu bulunduğunu ve iadenin BK. M.63/1’e gore saptanması gerektiğine hükmetmiştir. 2005 senesinde verdiği bir kararda ise, yurtdışı hizmet borçlanması sebebiyle tahakkuk ettirilen döviz borcu dilek sahiplerinden yabancı para olarak alındığından, lüzumlu iadelerin de iade anındaki yabancı para karşılığı üzerinden yapılması gerektiğine hükmetmiştir.[31]
F. Bağlanan Aylığın Kesilmesi
3201 sayılı Kanununun 6. Maddesinde bağlanan aylığın hangi durumlarda kesileceği düzenlenmiştir. Buna nazaran:
§ Yabancı ülke mevzuatına doğal olarak olarak çalışanların aylıkları, yine çalışmaya başladıkları tarihten itibaren,
§ İkamete dayalı bir toplumsal sigorta yahut sosyal yardım ödeneği alanların aylıkları, ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren,
§ Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren kesilir.
Yurt içinde veya yurt haricinde çalışması sona erenlerin yada ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen aybaşından itibaren aylıkları yeniden ödenmeye başlanır (m.6/4).
5510 sayılı toplumsal Sigortalar ve Genel sıhhat Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkında hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz (m.6/B).

"Hizmet Borçlanması" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Erdal Arap'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
10.01.2017 12:34
Alıntı ile Cevapla