Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Görevden Uzaklaştırma
Yazar Konu
mavigece Çevrimdışı
Yeni Üye
*
Üye Grubu

Yorum Sayısı: 47
Üyelik Tarihi: 09.01.2017
Yorum: #1
Görevden Uzaklaştırma
657 sayılı yasanın 137.Maddesinde “Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir.” Şeklinde tanımlanmıştır. Buradaki temel fakatç; sorunlu kamu görevlilerinin görevleri başlarında kalmaları halinde, çalıştıkları kurum veya bu kurumun hizmetlerinden faydalanan yurttaşların bir zarar vermelerine engel olmak, açılan soruşturmaların sağlıklı yürütülmesi ve delillerin karartılmasının önüne geçilmesi için kamu görevlisinin görevi ile fiilen ilişkisinin kesilmesinin sağlanmasıdır.
Görevden uzaklaştırma tedbiri bugünlerde yoğun bir halde uygulanmaya başlandığından belediye yetkilileri için konuya sarahat getirmek amacıyla bu çalışma yapılmıştır.
Görevden uzaklaştırmanın hukuki niteliği nedir?
Görevden uzaklaştırmanın, yalnızca yürütülen sualşturma yahut kovuşturma nedeniyle sup delillerinin ortadan kaldırılmasını engellemiş olan bir önlem olmadığı, memurun işlediği ileri sürülen supun niteliğine ve yürüttüğü görevin önemine gore, görevi başlangıcında kalmasının sakıncalı olduğu kanaatine varılan hallerde , kamu hizmetinin düzenli , sağlıklı bir şekilde yürütülmesini ve hizmetten yararlananların güven duygusunun sarsılmasının önüne geçilmesini amaçlayan geçici bir tedbir olduğu sonucuna varılmaktadır. Aynı maddelerde, delillerin toplanması evresi olan soruşturma süreci sonrasında, kovuşturma sırasında da görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulanmasına olanak tanıması, varılan sonucu desteklemektedir. Şüphesiz ki, bu tedbirin uygulanması görevden uzaklaştırılan kişinin suplu olduğu anlamına gelmemektedir. (DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU E. 2010/890 K. 2013/2890 T. 9.10.2013 )
Görevden uzaklaştırmaya yetkisini kim kullanabilir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu`nun 138. Maddesinde görevden uzaklaştırmaya yetkili amirler; atamaya yetkili amirler, bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar olarak sınırlı bir şekilde sayılmış olup, memur güvenliği gereği görevden uzaklaştırma yetkisi her üste değil, ancak anılan maddede belirtilen amirlere tanınmıştır. Bu yüzden belediyelerde atamaya yetkili amir olan belediye başkanı tarafınca bir memur hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanabilir.
Söz konusu maddede bakanlık ve genel müdürlük müfettişlerine görevden uzaklaştırma yetkisi verildiğinden belediye müfettişleri/Teftiş kurulu müdürü/Teftiş kurulu başkanı memurlar hakkında doğrudan görevden uzaklaştırma kararı veremez ancak düzenleyeceği raporda belediye başkanına ilgili memurun görevden uzaklaştırılması için teklifte bulunabilir. Belediye başkanı öneri ile bağlı olmayıp dilerse teklife karşın görevden uzaklaştırma kararı vermeyebilir.

Görevden uzaklaştırmada Belediye Başkanın takdir yetkisi var mıdır?

DMK 137-145. Maddelerinde düzenlenen görevden uzaklaştırma; hakkında disiplin soruşturması yürütülen memurun “kamu hizmetinin gerektirdiği hallerde” 3 ayı geçirmeyecek şekilde görevinden uzaklaştırılabileceğini öngörmekte ve bu konuda amire takdir yetkisi vermektedir. Ek olarak, hakkında sualşturma yürütülen devlet memurunun sualşturmaya mevzu olan fiillerinin, hizmetlerine devama engel olmadığı hallerde, görevden uzaklaştırma tedbirinin her vakit kaldırılabileceğini belirtmektedir. Burada, gerek “kamu hizmetinin gerektirdiği haller” in ve gerekse “hizmete devama engel olmayan hallerin” neler olduğunun yasada tam olarak açıklanmamış olması belediye başkanının her iki mevzuda da takdir yetkisine haiz olduğunu göstermektedir.

İdarenin takdir yetkisi, belirli sınırlar içinde kullanılması gereken bir yetki olup yargı denetimine tabidir. Yargı denetimi, idari takdir yetkisinin; yasaların öngördüğü sınırlar içinde kalıp kalmadığı, hukuka aykırı bir tutum ve davranışı içerip içermediği ve kamu yararı için kullanılmış olup olmadığı yönünden, kısıtlı bir şekilde yapılır.

İdarenin takdir yetkisini, keyfi işlem yapabilme ya da davranışta bulunabilme aracı olarak görmeyip, işlem tesis etme sürecinde lüzumlu araştırma ve araştırmaları yapmış olup olumlu bir kanıya ulaşıldığında, kanısını somut olarak destekleyen olgularla birlikte kullandığı ve bu yetkiyi kullanırken, hukukun evrensel ilkelerine ve anayasal ilke olan eşitlik ilkesine uygun davrandığı kabulü altında idari yargı, takdir yetkisini, “bir tek işlemin fakatç unsuru bakımından, kamu yararı ve kamu hizmetinin gereklerine uygunluk açısından denetleyecektir.
Bir diğer ifadeyle, disiplin kararlarının yargısal denetimi yapılırken; memurun işlediği eylemin maddi olarak meydana gelip gelmediği, söz mevzusu eylemin disiplin suçu teşkil edip etmediği, eylemin suçlanan memur tarafınca işlenip işlenmediği, memurun fiil anında cezai ehliyetinin olup olmadığı, uygulanan disiplin cezasının suça uygunluğu, cezanın hakkaniyet, insaf ve ölçülülük ilkelerine gore kabul edilebilirliği ve sonuç olarak yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olup olmadığı araştırılmalıdır.

Hakkında Adli soruşturma başlatıldığı nedeni öne sürülerek memur hakkında görevden uzaklaştırma kararı verilebilir mi?

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 137.Maddesinde "Görevden Uzaklaştırma Devlet Kamu Hizmetlerinin gerektirdiği hallerde görevi başlangıcında kalmasında sakınca görülecek Devlet Memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir" hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü benzer biçimde görevden uzaklaştırma ilgililer hakkında yapılacak soruşturmanın esenliğini sağlamak amacıyla uygulanan geçici bir işlem olup, bir memurun görevden uzaklaştırılabilmesi için hakkında soruşturma açılması veya mahkemelerce cezai kovuşturma yapılması ve ilgilinin iş başında kalmasının gördüğü kamu hizmeti bakımından sakıncalı bulunması gerekmektedir. Sakıncanın hangi hallerde doğacağı kanunla belirtilmediğine bakılırsa bunun tespitinde idareye takdir hakkı tanınmış bulunmaktadır. İdarenin takdir hakkını bu yönde kullanıp kullanmadığı idare mahkemesince denetlenecektir.(Danıştay 5.Daire T.25.05.1985 E.1982/811 K.1985/4210)

Başbakanlığın 2005/14 sayılı Genelgesinin 3.Maddesinde “Kamu görevlisi hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri, sadece ilgili personelin yürütmekte olduğu görevin yürütülen soruşturmayı etkileyeceği yönünde açık ve güçlü bir olasılık bulunması halinde uygulanacaktır.” Şeklinde düzenleme bulanmaktadır.

657 sayılı yasanın 140.Maddesinde “Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138 inci maddedeki yetkililer tarafınca görevden uzaklaştırılabilirler.” Hükmü yer almaktadır. 657 sayılı yasanın 141/1.Maddesinde “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun yada olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan yada gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler.” Hükmü yer almaktadır.

Ayrıca yasanın 143/ç.Maddesinde, “Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun yada olmasın memurluğa engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler” in görevlerine iadesinin gerektiği düzenlenmiştir. Bu durumda “memurluğa engel olmayacak bir ceza” öngörülen ceza sualşturmalarında memur hakkında görevden uzaklaştırma kararı verilmemelidir. Ancak görevlinin soruşturmayı etkileyecek konumda bulunması, delilleri karartacak pozisyon ve olanak dahilinde bulunması durumunda vazife yeri değişikliği veya görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanmalıdır.

657 sayılı yasanın 145/2.Maddesine gore, “görevden uzaklaştırma bir ceza kovuşturması icabından olduğu takdirde görevinden uzaklaştırmaya yetkili amir olan belediye başkanı ilgilinin durumunu her iki ayda bir inceleyerek görevine dönüp dönmemesi hakkında bir karar verir ve ilgiliye de yazı ile tebliğ eder.”
“ Kamu hizmetinde kalması sakıncalı görülen işyar hakkındaki görevden uzaklaştırma işleminin, her iki ayda bir ilgili memurun durumu incelenilerek yeni bir karar vermek suretiyle mevzuata uygun gerçekleştirilmesi gerekirken, yargılamanın neticelanması esas alınarak belirsiz bir süreye bağlanması hukuka aykırıdır. “ (DANIŞTAY 5. DAİRE E. 1993/422 K. 1995/1015 T. 16.3.1995)

Belediye başkanı, memur hakkında görevden uzaklaştırma kararı verdikten sonra disiplin soruşturması başlatması zorunlu mudur?

Görevden uzaklaştırılan işyar hakkında 10 iş günü içinde disiplin sualşturması açılması zorunludur. Aksi şekilde görevden uzaklaştırma kararı biter. “Görevden uzaklaştırmada söz mevzusu edilen 10 gmeşhurk sürede dikkat edilmesi gereken husus 10 gün değil 10 iş gününden bahsediliyor olmasıdır. Dolayısıyla tatil günleri bu 10 gmeşhurk süreden sayılmaz.”

ancak 31 Temmuz 2016 tarihindeki ve 29787 Sayılı Resmî Gazete’ de yayınlanan 669 sayılı olağanüstü KHK ‘nın 3. Maddesi ile “15/07/2016 tarihinden sonrasında milli güvenlik nedeni öne sürülerek görevden uzaklaştırılan kamu görevlileri hakkında ilgili mevzuatında öngörülen soruşturma açma süreleri uygulanmaz.” Düzenlemesi getirilmiştir.

Disiplin soruşturması açılması halinde görevden uzaklaştırma 657 sayılı yasanın 145/1.Maddesine gore en çok 3 ay devam edebilir. Bu süre sonucunda hakkında bir karar verilmediği takdirde işyar görevine başlatılır. 657 sayılı yasanın 142.Maddesine nazaran ,soruşturma sonunda düzenlenen raporda disiplin yüzünden memurluktan çıkarma önerilmemiş diğer disiplin cezaları önerilmişse yada suç tespit edilmediğinden savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına gerek olmadığı şeklinde rapor düzenlemiş ise işyar için alınmış olan görevden uzaklaştırma tedbiri, atamaya yetkili belediye başkanınca derhal kaldırılmalıdır.

Ancak 675 sayılı KHK gereğince “sualşturma süreleri
MADDE 13- (1) 15/7/2016 tarihinden 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla olağanüstü halin ilan edilmesine kadar geçen süre zarfında ve olağanüstü halin devam etmiş olduğu süre içinde görevden uzaklaştırılanlar hakkında ilgili mevzuatta bu önlem için öngörülen süre sınırlaması, olağanüstü hal süresince uygulanmaz.” Başka bir ifadeyle 3 aylık süre kısıtlaması kaldırılmıştır.


Görevden uzaklaştırma kararı kaldırılan memur eski görevine mi basar?

657 sayılı Kanunun 137. Maddesi hükmü ile haklarında soruşturma açılan memurların kamu hizmetlerinin esneklikle yürütülmesinin sağlanması amacıyla ve bu amacın mecburi kılması halinde ilgililerin geçici olarak ve fiilen görevlerinden alınmaları mevzusunda idareye olanak sağlanmakta, bu madde gereğince tesis edilen işlemler sonucunda ise ilgililerin kadro ünvanlarında bir değişiklik meydana gelmemektedir.
657 sayılı Yasanın 137. Maddesinde bulunan görevden uzaklaştırma durumunda bir işlem olup, davacının sualşturma neticelandırılıncaya kadar aslolan kadro ünvanı saklı kalmak koşuluyla görevi ile ilişiğinin fiilen kesilmesi zorunludur. (DANIŞTAY 5. DAİRE E. 1986/1371 K. 1988/1903 T. 16.6.1988)
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu`nun 141. Maddesinin 1. Fıkrasında, görevden uzaklaştırılan memurların kanunda öngörülen hak ve yardımlardan yararlanmaya devam edecekleri, 142. Maddesinde ise, soruşturma sonucunda disiplin yüzünden memurluktan çıkarma veya cezai bir işlem uygulanmasına gerek duyulmayan devlet memurları için alınmış olan görevden uzaklaştırma önleminin 138. Maddede belirtilen yetkililerce derhal kaldırılacağı hükme bağlanmış; 143. Maddesinde de, görevden uzaklaştırılan memurun yeniden göreve başlatılmasının mecburi olduğu durumlar sayılmıştır.

657 sayılı Yasanın görevden uzaklaştırma müessesinin düzenlendiği 137 ve geçindiren maddelerinde, görevden uzaklaştırılan memurun bu önlemin kaldırılması sonucu eski görevine ve görev yerine iade edileceği yolunda açık bir hüküm bulunmamakta ise de, yukarıda belirtilen yasal düzenleme karşısında, görevden uzaklaştırılmakla görevi ile ilişkisi fiilen biten sadece hukuki bağı geçindiren memurun, görevden uzaklaştırma önleminin kaldırılmasıyla beraber, hizmet gereklerinin mecburi kıldığı durumlar ayrık olmak üzere eski görevine ve vazife yerine iade edilmesi gerektiği açıktır. (DANIŞTAY 5. DAİRE E. 1992/5699 K. 1993/609 T. 15.2.1993)

sadece 673 sayılı KHK DA “Görevden uzaklaştırılanlarm iade usulü
MADDE 8- (1) 15/7/2016 tarihinde meydana gelen darbe girişimü ve terör eylemi ondan sonra kamu müessese ve kuruluşlarınca ilgili mevzuatına bakılırsa görevden uzaklaştırılan ve yönetici kadrolarında bulunan personelin görevlerine iadesi, halen bulundukları yöneticilik görevi dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara atanmak suretiyle de yerine getirilebilir.” Düzenlemesi yapılmıştır.

Göreviyle ilgili olsun yada olmasın herhangi bir kabahattan dolayı gözaltına alınan yada yargı mercilerince tutuklanmasına karar verilen işgören bu hallerin ortadan kalkmasından itibaren 10 gün içerisinde göreve başlamadığı takdirde çekilme etmiş sayılır mı?

Hakkında disipliner veya cezai özellikte olmak üzere yönetimsel ve adli makamlarca kovuşturma başlatılan bir memurun kamu hizmetinin ve kovuşturmanın esenliğini sağlamak amacıyla görevden uzaklaştırılması Yasanın 138. Maddesinde unvanları sayılan yetkililerin takdir yetkisi içinde olmasına rağmen ilgili memurun bir suç sebebiyle tutuklanması veya gözaltına alınması hallerinde, bu yoldaki kararların içeriği sebebiyle, idari makamların memurların görevden uzaklaştırılması mevzusunda bir takdir yetkileri bulunmamaktadır. Disiplin kovuşturmasına bağlı olarak memurun görevden uzaklaştırılmasının takdire bağlı olması nedeniyle yasa koyucu bu yetkinin kullanımını belli bir süreyle sınırlamak gereğini duymuş ve 657 sayılı Yasanın 145. Maddesiyle bu sürenin maksimum 3 ay olduğu belirtilerek bu süre sonunda hakkında bir karar verilmediği takdirde memurun görevine başlatılacağı açıkça hükme bağlanmıştır.

Ceza kovuşturmasına bağlı olarak ve yine takdir yetkisinin kullanımı sonucu görevden uzaklaştırılan memurlar bakımından ise yasa koyucu, durumun disiplin kovuşturmasına bakılırsa daha ağır bir yönü bulunduğunu göz önünde tutarak, görevden uzaklaştırmayı belli bir süre ile sınırlamamış buna karşılık memurun durumunun her iki ayda bir inceleyerek görevine dönerek dönmemesi hakkında bir karar verir ve ilgiliye de yazı ile tebliğ eder" biçimindeki hükmüyle bu hususa işaret etmektedir.

Göreviyle ilgili olsun yada olmasın herhangi bir suçtan dolayı gözaltına alınan veya yargı mercilerince tutuklanmasına karar verilen memurlar ise gözaltına alınmak ve tutuklanmak suretiyle görevlerinden uzaklaşmak mecburiyetinde bırakıldıklarından haklarında ek olarak idarece görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanmasına zaten gerek kalmamıştır. Gözaltına alma yada tutuklama süresinin uzatılıp kısaltılması 138. Maddede sözü edilen yetkililerin iradesi dışında kaldığı şeklinde bu yetkilerin bu yoldaki kararları kaldırmaları da hukuken mümkün bulunmamaktadır. Bundan dolayı gözaltına alınmak yada tutuklanmak suretiyle görevinden uzaklaşmak zorunda kalan memurlar için yapılacak iş, gözaltına alınmalarına ilişkin sonucun veya haklarındaki tutuklama sonucunın kaldırılması üzerine derhal kurumlarına başvurarak göreve başlatılmalarını istemek zorundadır. Tutukluluk hali sona ermesine karşın tahliye zamanı izleyen on gün içinde izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve başlamadığı takdirde ilgili işgören 657 sayılı yasanın 94. Maddesine nazaran görevden çekilmiş sayılması gerekir.

Tutuklama kararının mahiyeti ve Yasanın tutuklanan memurların durumlarının, ceza kovuşturması sebebiyle görevden uzaklaştırılan memurlardan farklı olarak, belirli zaman aralıklarıyla incelenip göreve dönüp dönmemeleri hakkında bir karar vermek ve ilgiliye de yazı ile tebliğ etmek mevzusunda idareye herhangi bir görev yüklememiştir. (DANIŞTAY 5. DAİRE E. 1987/550 K. 1987/2124 T. 30.12.1987)
Görevden uzaklaştırılan memurun görevi nasıl yürütülecektir?
657 sayılı yasanın 86. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan "memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden yada öteki kurumlardan yada açıktan vekil atanabilir." hükmü uyarmanca yerine bir vekil atanmak suretiyle görevin ifa edilmesi olanaklıdır. Yasa koyucu bu şekilde, ilgilinin görevden uzaklaştırılması nedeniyle verilen hizmetin aksamaması için idareye bir olanak tanımış bulunmaktadır.

Görevden uzaklaştırılan memura maaş ödemesi yapılır mı?

657 sayılı yasanın 141. Maddesine gore ; “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun yada olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan yada gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü toplumsal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. “ Danıştay 5.D 15.02.1985 tarih ve 81/939 esas, 85/392 sayılı kararında “görevden uzaklaştırılan memurlar bu süre içinde aylıklarının üçte ikisinin ödeneceği ve toplumsal haklarının devam edeceği” belirtilmiştir.

Görevden uzaklaştırılan memurun maaşının 1/3 ünün kesilmesi haricinde, sosyal hak ve yükümlülüklerinde bir engelleme veya kayıp olmaz.

657 sayılı yasanın 141.Maddesinin madde gerekçesinde “. Memurun, görevinden uzaklaştırılmakla kesin olarak Devlet Memurluğundan çıkarılacağı veya Devlet Memurluğuna engel olabilecek bir yargı giyeceği belli değildir. Bir taraftan hizmetin selameti için memuru görevinden uzaklaştırmak lüzumu kabul edilirken, öte yandan şüpheli bir sonuç için aylığının tamamen veya kısmen kesmek, onu ve geçindirmeye zorunlu olduğu ailesi fertlerini sefalete bırakmak uygun görülmemiş, memurun her türlü hak ve yükümlülükleri devam ettirilmiştir. Memurun görevinden uzakta kaldığı süre ne kadar uzun olursa alınan bu haklar devam edecek hatta yetkili mahkemelerce tutuklanmasına karar verilse bile, tutuklu kaldıkları sürece gene haklarını kaybetmeyeceklerdir. » seklinde açıklamada bulunulmaktadır. (http://www.Memurlar.Net/haber/14102/-Devlet Memurları Kanunu Genel bildirii (Seri No 13)

Yasanın 143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, görevden uzaklaştırılan memurların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için lüzumlu minimum bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.

Sayıştay Genel Kurulu’nun 03.05.1984 gün ve K. 4388/15 ve yine 12.12.1983 gün ve K.4312/2 sayılı kararlarında; görevden uzaklaştırılan, görevi ile ilgili olsun yada olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan yada gözaltına alınan memurlara bu süre içinde yan ödeme ve özel hizmet tazminatlarının üçte ikisinin ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Işgören görevden uzaklaştırıldığı için maaşın ödenmeyen kısmını ne zaman talep edebilir?

657 sayılı Kanunu`nun 137. Maddesinde, görevden uzaklaştırma, kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde görevi başında kalmasında sakınca görülecek devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir önlem olarak tanımlanmış, 140. Maddesinde de, haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma meydana getirilen devlet memurlarının da görevden uzaklaştırılabileceği belirtilmiştir.
Anılan Kanunun 143. Maddesinde ise görevinden uzaklaştırılan memurun göreve yine başlatılmasının mecburi olduğu haller tek tek sayılmış ve bu arada ( b ) bendinde, yargılamanın men`ine yada beraatine karar verilenlerin hakkında kararların kesinleşmesi halinde idareye görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılması mevzusunda yükümlülük getirilmiş olup, 144. Maddede de, "140 ve 142 nci maddelerle 143 üncü maddenin a, b, c fıkralarında yazılı olanlar hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri, devlet memurunun sualşturmaya konu olan fiillerinin, hizmetlerini devama engel olmadığı hallerde her vakit kaldırılabilir." hükmüne yer verilmek suretiyle maddede öngörülen koşullarda, görevinden uzaklaştırılan memurların görevlerine döndürülüp döndürülmemesi hususunda idarelere takdir yetkisi tanınmıştı.

öteki taraftan, yine aynı kanunun değişik 141. Maddesinde, "Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan yada gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu kanunun öngördüğü toplumsal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendisine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerdeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin aşama yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir." hükmü yer almıştır.

Görüldüğü gibi yasa koyucu, 143. Madde ile haklarında mahkemece cezai kovuşturma yapıldığı için görevinden uzaklaştırılan devlet memurları hakkında verilecek beraat sonucunın kesinleşmesi halinde görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılmasını zorunlu kılmış, ayrıca, 144. Madde ile de görevden uzaklaştırma tedbirinin daha önce de kaldırılması konusunda idareye takdir yetkisi tanınmıştır. Bununla beraber, 144. Madde uyarınca göreve iade edilenlerin, görevden uzakta geçirdikleri süre için aylıklarından yapılan kesintilerin ödenmesi ve bu sürenin intibaklarından değerlendirilmesi ancak, 143. Maddede sayılan durumların gerçekleşmesi ile mümkündür. Diğer bir anlatımla, haklarında verilecek beraat kararı kesinleşmeden ilgililerin görevlerine iade edilmeleri konusunda idareye takdir yetkisi verildiği halde, bu takdir yetkisinden hareketle görevlerine iade edilenlerin aylıklarından meydana getirilen kesintilerin ödenmesi için haklarındaki beraat sonucunın kesinleşmesi mecburi kılınmıştır.

Bu konum karşısında, davacının açıkta geçirdiği sürede maaşından yapılan kesintilerin, hakkında yargı sonucunın kesinleşmesi üzerine 141. Maddenin 2. Fıkrası gereğince idarece kendiliğinden ödenmesi gerekmektedir. Nitekim davaların 1986 senesinde görevine iade edildikten sonra yaptığı müracaat üzerine verilen, 15.1.1987 gün ve 3945 sayılı cevapta da idarece yargı kararının kesinleşmesinden sonrasında isteğinin yerine getirileceği bildirildiği şeklinde davacı hakkında verilen beraat kararının kesinleşmesi üzerine 14.1.1993 günlü olur ile de intibakının idarece re`sen yapıldığı, sadece fark ödemelerinin verilmediği anlaşılmaktadır. Vakada olduğu gibi işlem yapma konusunda mecburiyet getiren yasa kaideına karşı idarelerin hareketsiz kalmaları halinde, ilgililerin 2577 sayılı Kanunun 10. Maddesi uyarmanca idareye başvurarak işlem tesis ettirmel

Bu durumda, hakkında beraat kararının kesinleşmesi üzerine davacının 2577 sayılı Kanunun 10. Maddesi uyarmanca 28.1.1993 tarihinde idareye başvurması ve bu başvurusuna 60 gmeşhurk cevap süresi içinde ve 29.3.1993 geçmişine kadar bir yanıt verilmemesi üzerine bu hususu isteğinin reddi sayarak 10. Maddenin 2. Fıkrasında belirtilen ikinci 60 gün içinde ve 26.5.1993 tarihinde, yani 58. Günde açtığı davanın süresinde olması karşısında, davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekir. (DANIŞTAY 5. DAİRE E. 1995/3829 K. 1996/1282 T. 26.3.1996)

Tutukluluğu kaldırıldığı için görevine iade edilen ancak soruşturması devam eden personelin açıkta kaldığı sürede kesilen maaşı ödenir mi ve kıdem ve terfisi yapılır mı?

Bilindiği üzere; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Değişik 141 inci maddesinde; “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun yada olmasın herhangi bir kabahattan tutuklanan yada gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü toplumsal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler.
143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bu tarz şeylerin aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerindeki aşama ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli minimum bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede aşama ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.”, 143 üncü maddesinde; “sualşturma veya yargılama sonucunda yetkili mercilerce:
a) Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler;
b) Yargılamanın men'ine veya beraatine karar verilenler;
c) Hükümden öncesinden haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar;
ç) Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler;
Bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır.” hükmü yer almıştır.
Yukarıda yer verilen hükümlerden, tutukluluk hali kalktığı için görevine iade edilmekle birlikte hakkında yürütülen sualşturma devam eden memura görevinden uzak kaldığı süre içinde aylığından kesilen üçte birlik meblağın geri ödenmesinin ve görevden uzakta geçirdiği sürenin kademe ilerlemesi ve aşama yükselmesinde sayılabilmesinin sualşturma yada yargılama nihayetinde verilecek sonucun 143’üncü maddede sayılan hallerden birisi kapsamına girmesi şartına bağlıdır.(Devlet personel başkanlığının 15/04/2009-5638 sayılı görüşü)

Görevi ile ilgili olsun yada olmasın herhangi bir kabahattan tutuklanan memurlara bu süre içinde aylıklarının 2/3’ü ödenecek olup, bunlara maaşlarından yapılan 1/3 oranındaki kesintilerin iade edilebilmesi için; haklarında yargılamanın men’ine yada beraatına karar verilmesi, hükümden öncesinden haklarındaki kovuşturmanın genel af ile kaldırılması yahut görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmayacak bir ceza ile hüküm giyip cezalarının ertelenmesi hallerinden birisiyle haklarındaki kararların kesinleşmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, göreve dönen memurun aylığı göreve döndüğü tarih itibariyle yine tam olarak ödenmeye başlanılacak olmakla beraber, görevde olmadığı süreye ilişkin olarak meydana getirilen kesintilerin kendisine iade edilmesi ancak anılan 143’üncü maddede yer edinen koşulların gerçekleşmesine bağlı kılınmıştır. “Sayıştay 6.Dairesinin 14.04.2015 tarih ve 228 sayılı kararı ,Sayıştay 7.Dairesinin 6.10.2015 tarih ve 43 sayılı kararı)

Görevden uzaklaştırıldığı süre zarfından işgören üst öğrenimini bitirse intibakı nasıl yapılacaktır?

10.03.1988 tarihindeki Başbakanlık Devlet Personel Dairesi başkanlığının görüş yazısında Devlet memurlarının görülen lüzum üzerine görevlerinden uzaklaştırılmaları konusunun 657 sayılı kanunun 137-145 nci maddeleri ile düzenlendiği bilinmektedir. Söz mevzusu maddelerin beraber değerlendirilmesi görevden uzaklaştırılanların memuriyet ödatının sona ermediğini ortaya koymaktadır. Hal bu şekilde olunca, görevden uzaklaştırıldıkları süre zarfında üst öğrenimi bitirenlerin 657 sayılı Kanunun değişik 36 nci maddesinin (A) bendinin 12/d işaretli fıkrasındaki "Memuriyette iken... üst öğrenimi bitirenler...” ifadesinin kapsamına girmiş olduğu kabul edilerek haklarında bu esasa gore işlem yapılması uygun mütalaa edilmektedir.” Şeklinde görüş belirtilmiştir.

Göreve iadenin zorunlu olduğu haller nelerdir?

Memurun göreve tekrar başlatılmasının zorunlu olduğu haller 657 sayılı yasanın 143. Maddesinde düzenlenmiştir.Buna gore;
a)Haklarında memurluktan çıkarmadan başka bir disiplin cezası verilenler;
10 iş günü içinde sualşturma başlatılmazsa veya 3 ay içinde disiplin sualşturması neticelanmaz ise göreve iade edileceğini de belirtelim.

B)Yargılamanın men'ine yada bereatine karar verilenler;

meydana getirilen adli sualşturma ve kovuşturmanın bitmesine, yetkili mahkemece davanın beraatle sonuçlandırılması ve bu kararın kesinleşmesine müteakip memurun göreve iadesi zorunludur. Ayrıca 4483 sayılı yasaya bakılırsa meydana getirilen ön araştırma daha sonra sualşturma izninin verilmemesine ilişkin kararın kesinleşmesi ondan sonra da göreve iade zorunludur.

C)Hükümden evvelinde haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar;

Mahkemece karar verilmeden ceza davası devam ederken af çıkması ve kabahatun af kapsamında kalması halinde göreve iade zorunludur.

ç) Görevlerine ve memurluklarına ilişkin olsun veya olmasın memurluğa engel olmayacak bir ceza ile hükümlü olup cezası ertelenenler;
657 sayılı yasanın 48.Maddesi ile 98/b.Maddesi kapsamında somut olarak mahkemece verilen ve ertelenmeyen ceza miktarının 1 yılın altında olması halinde veya 2 yıla kadar olan ve ertelenen hapis cezalarında göreve iade zorunludur.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen memurun göreve başlatılması gerekir mi?

657 sayılı yasanın 143 .Maddesinde erteleme mevzusuna yer verilmiş ancak daha sonrasında ortaya çıkan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi durumu düzenlenmemiştir. Sadece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında hukuki sonuç doğurmadığı ve 657 sayılı Kanun'un 143. Maddesinde yer edinen erteleme kurumuna bakılırsa sanığın daha lehinedir. Bundan dolayı maaşından her ay kesilen 1/3 oranındaki kesintilerin ilgiliye ödenerek göreve başlatılması gerekir. (DANIŞTAY 5. DAİRE E. 2009/2547 K. 2012/4980 T. 2.7.2012)

Belediye başkanı istediği vakit görevden uzaklaştırma kararını kaldırabilir mi?

Yasanın 144.Maddesine gore, sualşturma veya kovuşturma devam ederken dahi, “Devlet memurunun sualşturmaya mevzu olan fiillerinin, hizmetlerini devama engel olmadığı hallerde her vakit kaldırılabilir.”

Görevden uzak geçirilen süre derece ve aşama ilerlemesinde değerlendirilir mi?

Göreve iade edilen memurun, görevden uzakta geçirdiği süre, derecesindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin aşama yükselmesi için gerekli minimum bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede aşama ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir.(m.141)

Görevden uzaklaştırma kararı sebebiyle içsel tazminat talep edilebilir mi?

Danıştay 5.Dairesinin 19.01.2004 tarih ve 2000/4550 esas, 2004/30 sayılı kararında (http://www.Danistay.Gov.Tr) “görevden uzaklaştırma işlemi, davacının tutuklanması ve daha sonrasında da hakkında ceza davası açılması üzerine tesis edildiğinden; bu işlem sebebiyle, davacının acı ve üzüntüye düşmesi veya şeref ve haysiyetinin incinmesinden ve dolayısıyla tinsel tazminatın koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği” ifade edilmiştir.
Tutuklanan sözleşmeli personel hakkında görevden uzaklaştırma işlemi yapılabilir mi?
657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına bakılırsa sözleşmeli çalıştırılacak personelin çalışma usul ve esasları, 06/06/1978 tarihindeki ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” ile düzenlenmiş olup; söz mevzusu Esaslarda, görevden uzaklaştırılan yada tutuklanan personelin durumuna ilişkin bir hüküm bulunmadığı benzer biçimde bu Esaslarda hüküm bulunmayan durumlarda 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağına dair bir atıf da bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 1 inci maddesinde, “Teşkilat Kanunlarında özel hüküm bulunan kurumlar hakkında bu Esaslar uygulanmaz.” hükmü yer almaktadır. Belediyelerin kuruluşu, organları, yönetimi, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esaslarını düzenleyen 5393 sayılı Belediye Kanununun 3 üncü maddesinde belediyenin organlarının; belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye başkanını ifade ettiği kayıt altına alınmıştır. Mezkur Kanunun 47 nci maddesinde ise görevleriyle ilgili bir suç nedeniyle haklarında soruşturma yada kovuşturma açılan belediye organları yada bu organların üyelerinin, kesin hükme kadar İçişleri Bakanı tarafından görevden uzaklaştırılabilecekleri hükme bağlanmıştır. 5393 sayılı Kanunda, tutuklanan veya görevden uzaklaştırılan sözleşmeli personelin durumuna yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Yukarıdaki hükümler çerçevesinde, 5393 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi gereğince sözleşmeli statüde vazife meydana getiren belediye personelinden tutuklananlar hakkında 657 sayılı Kanunun 141 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmadığı, bu durumdaki personel hakkında hizmet sözleşmesindeki hükümlere bakılırsa işlem yapılması gerekir. .(Devlet personel başkanlığının 09/01/2012-24914 sayılı görüşü)

Tutuklandığı için görevden uzaklaştırılan -Belediye meclis üyesi-başkan desteksına maaş ödenir mi?

5393 sayılı Kanunun 39’uncu maddesi hükmü uyarınca, belediye başkanı ödenek karşılığında görev yapmaktadır. Belediye başkanlarının personel kanunlarına tâbi bir ekibe atanmaları hâlinde belediye başkanlığında geçen süreleri, memuriyette geçmiş sayılmaktadır. Anılan Kanunun 47’nci maddesinde de, görevden uzaklaştırılan belediye başkanına, görevden uzak kaldığı sürece aylık ödeneğinin üçte ikisinin ödeneceği ve başkanın bu süre içinde öteki sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam edeceği yargı altına alınmıştır.

Belediye başkan destekları da ödenek karşılığında görev yapmaktadırlar. Ancak, 5393 sayılı Kanunun 49’uncu maddesi çerçevesinde, belediye başkanı tarafınca meclis üyeleri arasından meydana getirilen görevlendirme, memuriyete geçiş, sözleşmeli veya işçi statüsünde çalışma dâhil ilgililer açısından herhangi bir hak doğurmaz ve bu şekilde görevlendirilen başkan yardımcısının görev süresi belediye meclisinin vazife süresini aşamaz. Dolayısıyla, belediye meclis üyesi olarak seçilen ve başkan tarafından görevlendirilen başkan yardımcıları, 657 sayılı Kanunun 141’inci maddesi kapsamında devlet memurları için öngörülen, “görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan yada gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir.” hükmüne tabi değillerdir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, devlet memuru sayılmayan belediye başkan yardımcısına gerek 657 sayılı Kanunun 141’inci maddesi, gerekse sadece belediye başkanları için aylık ödeneğinin üçte ikisinin ödeneceğinin hüküm altına alınmıştır.

5393 sayılı Kanunda belediye başkan desteklarının görevden uzaklaştırılmaları halinde aylık ödeneklerinin 2/3 oranında ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Belediye meclis üyeleri arasından görevlendirme sonucu yürütülen başkan yardımcılığı, ödenek karşılığında yerine getirilen ve herhangi bir şekilde memuriyetle ilişkilendirilmeyen bir görevlendirmedir.(Sayıştay Temyiz Kurulu Kararı 27.01.2015 tarih ve 39961 sayılı tutanak)

Sonuç;
Görevden uzaklaştırma tedbiri yeni bir uygulama olmayıp 657 sayılı yasa ile düzenlenmiş olup 1965 yılından beri uygulanan ihtiyati bir tedbirdir. Ayrıca, kamu görevlilerinin makamı, mevkisi ve statüsü ne olursa olsun görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulanmasına engel değildir. Kamu görevlileri için yasada düzenlenen bu süreç şu şekilde işlemektedir:

• Görevden uzaklaştırma bir ihtiyati önlem sonucudır.
• Bunun ondan sonra derhal ilgili makamlarca suç unsuru bulunup bulunmadığı soruşturulmaktadır.
• kabahatsuz bulunan kamu görevlileri yoksun bırakıldıkları hakları ile beraber görevine iade edilmektedir.
• suçlu bulunanlar hakkında ise yönetimsel ve cezai işlemler yasaların çizdiği çerçevede yapılmaktadır.

Kaynakça;
ATAY, Ender Ethem, İdare Hukuku, Turhan Kitabevi, Ankara 2006
ERSERT,Mahmut “Devlet Memurlarının ve Diğer Kamu Görevlilerinin Görevden Uzaklaştırılması ve Özellik Arz Eden Durumlar-1”, Maliye ve Sigorta Yorumları Dergisi, Yıl: 20, Sayı: 458, Şubat 2006, s. 178

ERSERT,Mahmut,” Devlet Memurlarının ve Diğer Kamu Görevlilerinin Görevden Uzaklaştırılmasında Özlük ve Parasal Hakları Konusunda Özellik Arz Eden Durumlar–3”,
, Yıl: 20, Sayı: 464, Mayıs 2006, s. 58
GÖZÜBÜYÜK, A. Şeref, Yönetim Hukuku, Güncelleştirilmiş 26. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2008.
İĞDELER, Serdar. “Disiplin Hukuku ve Uygulaması”, http://www.Erbaa.gov.tr, s.1–33
SEZER,Yasin – İPEK,Ali İhsan - HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASININ KAMU PERSONEL HUKUKUNA ETKİLERİ- TAAD, Cilt:1, Yıl:1, Sayı:3 (20 Ekim 2010) s.43-74
TAŞKIN, Ahmet, Kamu Görevlileri Disiplin Hukuku, Seçkin Yayıncılık,Ankara 2006.

"Görevden Uzaklaştırma" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av.M.Lamih Çelik'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
09.01.2017 21:01
Tüm Mesajlarına Bak Alıntı ile Cevapla
Yeni Yorum Gönder 


Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi

İletişim | Adalet ve Hukuk Forumu | Yukarı Git | İçeriğe Git | Arşiv | RSS Beslemesi