Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Disiplin Cezalarında Zamanaşımı Ve Tekerrür
Yazar Konu
mavigece
Ziyaretçi

 
Yorum: #1
Disiplin Cezalarında Zamanaşımı Ve Tekerrür
Işyar ve kamu görevlilerinin çalıştıkları kurum içinde statülerinden kaynaklanan vazife ve yükümlülüklerine uymaları ve çalışma ortamını bozmamalarının sağlanması ve devletin saygınlığının korunması Disiplin Hukukunun amacıdır. Disiplin cezaları ile korunmak istenen hukuki değer, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlayacak kamusal çalışma düzeninin korunmasıdır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununda, disipline mevzu eylem yada hallerin ağırlık derecelerine bakılırsa hangileri için hangi disiplin cezasının verileceği, verilen disiplin cezasının hangi hallerde bir derece hafif olanının uygulanacağı ve disiplin cezası verilmesine sebep olmuş fiil yada halin ikinci uygulaması ile aynı derecede disiplin cezası gerektiren farklı eylem yada halin üçüncü uygulamasında fiil yada hal için öngörülen disiplin cezasının bir aşama ağır olanın uygulanması yoluna gidileceği açıkça belirtilmiştir.Disiplin cezaları da ağırlık derecelerine gore; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma olarak sıralanmıştır.

DMK 126. Maddeye gore; memurlara verilebilecek cezalardan uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafınca, aşama ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonrasında atamaya yetkili amirler tarafından, devlet memurluğundan çıkarma cezası ise; amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunmuş olduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararıyla olur.

Disiplin hukukunda tekerrür, 657 sayılı yasanın 125. Maddesinin ikinci fıkrasında “Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir eylem yada halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı eylem veya haller sebebiyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.”şeklinde düzenlenmiştir.

Bu çalışmamızda disiplin hukukunda zamanaşımı ve tekerrür uygulamasını ele alacağız.

1-Özel Tekerrür

Arapça “kerrere” kökünden türetilmiş olan “tekerrür”; “tekrar olma, bir daha vuku bulma, tekrarlanma” anlamına gelmektedir. Anayasa Mahkemesine göre, tekerrür, bir defa suç işlendikten ve bu suçtan dolayı cezası kesinleştikten sonrasında, kanunun belirttiği sürelerde tekrar suç işlenmesi durumu olarak tanımlanmıştır.
Öğretide, 657 sayılı Yasanın 125 inci maddesinde belirtilen disiplin suçlarında tekerrür halinin; disiplin cezası verilmesine sebep olan bir fiil veya halin, aynı mahiyette ve aynı derecede cezayı gerektirir şekilde, cezaların Özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde yeniden işlenmesi (özel tekerrür) ve aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil yada haller sebebiyle gerçekleşen tekerrür (genel tekerrür) hali olmak üzere ikili bir ayrıma gidilmektedir. Söz mevzusu ayrıma nazaran
1- Aynı fiilin ikinci kere işlenmesi, özel tekerrürü
2- Aynı cezayı gerektiren farklı fiillerin üçüncü defa işlenmesi hali genel tekerrür oluşturmaktadır.

Bu bağlamda, bir fiil yada halin disiplin cezası uygulamasında özel tekerrür sayılabilmesi için:
- memur önceden disiplin cezası almış olmalı,
- Daha önceki ile aynı mahiyette bir suç işlemiş olmalı,
- Önceki ceza kesinleşmiş olmalı”
- Önceki cezanın özlük dosyasından silinmesi için gerekli süre geçmemiş olmalı.

657 sayılı yasanın 133. Maddesine bakılırsa;”Disiplin cezaları memurun "özlük dosyasına" işlenir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan işgören uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 yıl sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının "özlük dosyasından" silinmesini isteyebilir.
Memurun, yukarıda yazılan süreler içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse, isteğinin yerine getirilmesine karar verilerek bu karar özlük dosyasına" işlenir.
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının "özlük dosyasından çıkarılmasında" disiplin kurulunun mütalaası alındıktan sonra yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.”
Burada önceki suçla aynı mahiyette bir kabahatun işlenmesi şartına dikkat edilmelidir. Hakikaten, özel tekerrür olarak değerlendirilen tekerrür halinin gerçekleşmesi için önceki fiil veya hal ile daha sonra gerçekleşen fiil veya halin aynı özellikte olması gerekmektedir. İşlenen suç öncekiyle aynı mahiyette değilse bu suç tekerrüre esas olamaz.“Aynı özellikte olmayı, fillerin ayniyeti (tıpatıplığı/özdeşliği) olarak anlamamalıdır. Burada her iki fiilin de aynı tür cezayı gerektirmesi önemlidir.” Örneğin, 657 sayılı Yasanın 125/C-ı maddesinde belirtilen, “Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak”, fiili aylıktan kesme cezasını gerektiren bir disiplin suçudur. Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak özellikte davranışlar her vakit aynı şekilde gerçekleşmeyebilir, ancak farklı şekil ve tiplerde meydana gelen fiillerin bu hüküm kapsamında değerlendirilerek cezalandırılması mümkündür. Dolayısıyla bu madde kapsamına giren tüm fiil tipleri tekerrür bakımından aynı nitelikte sayılacaktır. Ancak, hizmet içinde Devlet memurunun saygınlık ve itimat duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak fiilinden dolayı daha önce 125/C-ı maddesine nazaran cezalandırılmış olan bir memurun, cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde bu kere yine aylıktan kesme cezasını gerektiren sadece 125/C-e maddesine göre cezalandırılmasını gerektiren “görev esnasında amirine sözle saygısızlık etmek”, fiilini işlemesi durumunda aynı özellikte fiili işleme şartı gerçekleşmemiş olduğundan özel tekerrür hükmü uygulanmayacaktır.”

Danıştay 3. Dairesinin, E.1982/1554, K.1982/922 sayılı 15.04.1982 tarihindeki kararında da belirtildiği üzere, farklı nitelikli cezayı gerektiren eylemler tekerrüre esas alınamaz. Nitekim söz mevzusu kararında Danıştay, aşama ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren üç gün göreve gelmeme fiili ile aylıktan kesme cezasını gerektiren bir gün göreve gelmeme fiilini tekerrür uygulamasında aynı mahiyette fiiller olarak kabul etmemiştir. Benzer şekilde, kınama cezasını gerektiren vazife sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız hareket etmek (125/B-c) ile aylıktan kesme cezasını gerektiren görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek (125/C-e) fillerinde olduğu gibi özürsüz olarak bir yada iki gün göreve gelmemek fiili ile özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek fiili farklı fiiller olup, farklı disiplin cezaları ile cezalandırılmalarına rağmen aynı fiilin tekerrürü kabul edilerek cezanın ağırlaştırılarak uygulanması mümkün değildir.

2-Genel tekerrür

657 sayılı yasanın 125 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı eylem yada haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir aşama ağır ceza verileceği belirtilerek, özel tekerrürden farklı olarak; farklı mahiyetteki fiiller sebebiyle ve farklı zamanlarda aynı cezanın iki kez alınması ve kesinleşmesi; daha sonra aynı cezayı gerektiren üçüncü bir fiilin işlenmesi hali olarak, genel tekerrür durumu düzenlenmiştir. Yasanın 125 inci maddesinde “özel tekerrür için ikinci fiilin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre (5-10 yıl) içinde işlenmesi şartı arandığı halde genel tekerrür bakımından böyle bir şart aranmamıştır. Bundan dolayı genel tekerrür uygulamasında herhangi bir süre söz mevzusu değildir.

Aynı disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren farklı fiillerin işlenmesi halinde, tekerrür hükümlerinin uygulanarak bir derece ağır cezanın verilebilmesi için;
a- Aynı cezayı gerektiren farklı üç fiilin bulunması,
b-Önceki iki eylem hakkında ceza kararı verilmiş ve kararların uygulanmış olması gerekmektedir,

Bu bağlamda örneğin, Kanunun 125/B-h maddesine giren bir fiilin ilk cezanın kesinleşmesinden sonra cezaların özlük dosyasında silinmesine ilişkin süre içinde ikinci defa işlenmesi özel tekerrürü oluşturur ve bu ikinci ihlalden sonra kınama yerine, aylıktan kesme cezası uygulanırken; Kanunun 125/B-a ve 125/B-j maddelerine göre ayrı zamanlarda verilmiş ve kesinleşmiş kınama cezalarından sonrasında, aynı Kanunun 125/B-k maddesine uyan ve kınama cezasını gerektiren üçüncü bir fiilin işlenmesi halinde, kınama yerine bir üst ceza olan aylıktan kesme cezası uygulanabilecektir. Ayrıca, “Devlet memurları hakkında disiplin hükümlerine ilişkin tekerrürde, işlenilen eylem yada halin esas alınmasının gerekeceği; ilgililerin geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmalarının göz önünde bulundurulması neticesinde uygulanan bir alt cezanın esas alınamayacağı değerlendirilmektedir. Sadece, öğrenim durumları sebebiyle yükselebilecekleri derecenin son kademesinde bulunan Devlet memurlarından aşama ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanlardan ikinci kez aynı cezayı gerektiren eylem yada halleri işleyenlerin görevlerine son verilmesi uygulamasında ise hangi fiil yada hale dayalı olursa olsun, verilen aşama ilerlemesinin durdurulması cezası tekerrürü oluşturmaktadır.”(Devlet Personel Başkanlığı görüşü-22.09.1999-17.Bülten.45.Sayfa)

Örnekle açıklayacak olursak:

-Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları pozitif olan ve ödül alan işgören (A) ve işyar (B) 2014 yılında özürsüz olarak 2 gün işe gelmemişlerdir.

Memurlara, bu fiilleri için 657 sayılı Kanunda öngörülen “Aylıktan Kesme” disiplin cezası verilecektir. Ancak, geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmalarının pozitif olması ve ödül almış olmaları nedeniyle bu cezanın, disiplin amirleri tarafından bir derece hafif ceza olan “Kınama” cezası şeklinde uygulanması mümkündür. Bu durumda ilgili memurlar “Aylıktan Kesme” disiplin cezası almış olmakla beraber, aylıklarından herhangi bir kesinti yapılmayacak, eylem ve verilen ceza da belirtilmek suretiyle “Görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğu” yazıyla kendilerine bildirilecektir. Bu bildirimlerin ilgili memurlara 2014 yılının 5 inci ayında yapıldığını varsayalım.

-Hakkında cezanın uygulanmasından itibaren (5 yıl içerisinde olmak kaydıyla);

a) işgören (A) 2014 yılının 9 uncu ayında yeniden göreve 2 gün gelmemiştir. Bu eylem için “Aylıktan Kesme” disiplin cezası verilecektir. Ancak, daha önce disiplin cezası alınan bir fiilin tekrar işlenmiş olması sebebiyle, verilen ceza bir derece ağır ceza olan “kademe İlerlemesinin Durdurulması” cezası şeklinde uygulanacaktır. İlk cezanın bir aşama hafif ceza şeklinde uygulanmış olması, tekerrür açısından herhangi bir farklılık ifade etmeyecektir.

B) –işgören (B) 2014 yılının 9 uncu ayında, “Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel çıkar sağlamak için kullanmak” fiilini işlemiştir. Bu fiil için “Aylıktan Kesme” disiplin cezası verilecektir.

-işgören (B) 2015 seneninın 1 inci ayında, “Görevle ilgili mevzularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak” fiilini işlemiştir. Bu eylem için de “Aylıktan Kesme” disiplin cezası verilecek, sadece bu ceza, daha önce “Aylıktan Kesme” disiplin cezası verilmesini gerektiren iki farklı fiil işlemiş olması nedeniyle, “kademe İlerlemesinin Durdurulması” cezası şeklinde uygulanacaktır. İlk cezanın bir derece hafifçe ceza şeklinde uygulanmış olması, tekerrür açısından bir önemi yoktur.

3-konuya ilişkin yargı kararları

“5525 sayılı Memurlar İle öteki Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun 1/1. Maddesinde, 23.4.1999 tarihinden 14.2.2005 evveliyatına kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş disiplin cezalarının bütün neticeları ile affedildiği belirtildiğinden, davacıya anılan tarihler arasında verilen iki disiplin cezasının affa uğramış olduğu gözetilerek tekerrüre esas alınmaması gerekir. (Danıştay 12. D. E. 2007/1614 K. 2010/1439 T. 15.3.2010-Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu E. 2010/1420 K. 2013/3394 T. 31.10.2013)”
“Madde metninden anlaşılacağı üzere farklı fiil yada haller sebebiyle verilen disiplin cezalarında tekerrür hükmünün uygulanabilmesi için fiilin aynı derecede cezayı gerektirmesi şarttır. Olayda, davacıya 24.6.2004 günlü ve 7194 sayılı işlemle verilen kınama cezasının, eyleminin 657 sayılı Yasanın 125/C-a maddesi uyarınca "1/30 oranında aylıktan kesme cezası"nı gerektirdiği halde geçmiş hizmetlerinin ve sicillerinin pozitif yönde olması nedeniyle bir alt ceza şeklinde uygulandığı daha sonra 24.6.2004 günlü 7195 sayılı işlem ile verilen diğer kınama cezasının da benzer şekilde eyleminin, 657 sayılı Yasa'nın 125/C-a maddesi uyarmanca "1/30 oranında aylıktan kesme cezası"nı gerektirdiği biçimde geçmiş hizmetlerinin ve sicillerinin pozitif yönde olması sebebiyle bir alt ceza şeklinde uygulandığı, son olarak 17.6.2004 günlü sualşturma raporu uyarınca eyleminin 657 sayılı Yasa'nın 125/B-a bendi gereğince kınama cezasını gerektirmesi sadece daha önce yukarıda sözü edilen kınama cezalarıyla cezalandırılmış olması nedeniyle 657 sayılı Yasa'nın "aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı eylem yada haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir aşama ağır ceza verilir." hükmü ihtarnca kınama cezasının aylıktan kesme cezası şeklinde uygulandığı ve davacının bu cezanın iptali istemiyle dava açtığı görülmüştür.
Oysa davacının son olarak işlediği öne sürülen fiilinin kınama cezasını gerektirmesi, daha önce verilen ve tekerrüre esas alınan kınama cezalarının ise eylemlerinin aslında aylıktan kesme cezasını gerektirdiği biçimde bir alt ceza olarak uygulandığı gözönüne alındığında 657 Sayılı Yasa'nın anılan maddesinde öngörülen disipline mevzu eylem yada hallerin "aynı derecede cezayı gerektirmesi" koşulunun bu uyuşmazlıkta gerçekleşmediği açıktır.(Danıştay 12. D. E. 2006/5335 K. 2009/290 T. 30.1.2009)”
“Davalı idarece, davacıya devlet memurluğundan çıkarma cezası verilirken 657 sayılı Yasanın 125. Maddesinde yer edinen "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir eylem yada halin cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır" hükmü dayanak alınmıştır.Yazılı metinden de anlaşılacağı şeklinde, anılan yasa hükmünde, disiplin dışı hareketlerin tekrarını önlemek amacıyla aynı disiplin cezasını gerektiren ayın disiplin suçunun yine işlenmesi halinde; söz konusu disiplin kabahatunun cezasının bir aşama ağırlaştırılması öngörülmüştür.
657 sayılı Yasanın cezaların verildiği tarihte yürürlükte bulunan 125. Maddesinde, 1 gün göreve gelmemek şeklinde tanımlanan disiplin kabahatuna "aylıktan kesme cezası", "göreve sarhoş gelmek" şeklindeki disiplin suçuna ise "aşama ilerlemesinin durdurulması" cezası verilmesi öngörülmüştür.657 sayılı yasanın, aynı disiplin cezasını gerektiren aynı disiplin kabahatunun işlenmesi halinde uygulanabilecek 125 nci maddesinin anılan hükmüne bakılırsa sözkonusu cezanın bir kez daha ağırlaştırılamayacağı açık bulunmaktadır. (Danıştay 10. D. E. 1988/1946 K. 1990/720 T. 29.3.1990)”
“Tekerrür sebebiyle bir aşama ağır ceza verilirken, işlenen kabahatun niteliği hangi cezayı gerektiriyorsa bu "cezanın bir derece ağırının verilebileceği, yoksa her suç işlenişinde önceki cezanın bir üstü cezanın verilemez (Danıştay 8.D. E: 1993/1293, K: 1994/680)”

4-Tekerrür uygulamasına ilişkin özel bir durum

657 sayılı kanunun “Uygulama” başlıklı 132. Maddesinin 4. Fıkrasına gore ;”Aylıktan kesme cezası ile tecziye edilenler 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl süresince daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar.”
Devlet Personel Başkanlığına göre(02/07/2012-11354) “Bu itibarla, kendilerine disiplin cezası olarak aşama ilerlemesinin cezası verilenlerin, daire başkanı kadroları, daire başkanı ekibinin dengi ve daha üstü kadrolar, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadroları, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyelikleri, vali ve büyükelçi kadroları ile kamu kuruluş ve kuruluşlarının teşkilat kanunları çerçevesinde bu görevlere muadil yönetimsel kadrolara atanmamaları gerektiği gibi; görevleri esnasında söz konusu cezalar ile tecziye edilmeleri halinde de aynı madde hükmünün mefhumu muhalifi gereğince hukuken bu görevleri yapabilme niteliğini kaybettiklerinden bulundukları idari kadrolardan alınmaları gerektiği mütalaa edilmektedir.”

Kınama cezası gerektirdiği biçimde özel tekerrür sebebiyle bir aşama daha ağırı olarak uygulanan aylıktan kesme cezası nedeniyle memur 5 yıl süreyle daire başkanlığı kadrosuna atanamaması durumu söz konusu olabilecektir. Kanun metninden bu sonuç çıkarılsa da konuluş amacı dikkate alınarak yapılacak yorum ile eylemin “aylıktan kesme cezasını gerektiren eylemlerden” olma şartı aranmalıdır. Tekerrür sebebiyle verilen Aylıktan kesme cezası 132. Madde uygulanmasında dikkate alınmaması gerektiği görüşündeyiz.
Ek olarak asaleten atanama yapılamayacak göreve vekaleten bakılması durumunda yasak süresince vekalet aylığı ödenemeyecektir.Yine tekerrür sebebiyle verilen üst ceza değil fiile karşılık gelen ceza dikkate alınmalıdır.

5- Zamanaşımı

Disiplin cezaları kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yapmış oldurımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde direkt ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle öznel ve bireysel etkileri bulunmuş olduğu benzer biçimde kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin sualşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. Maddesinde; "Bu Kanunu'n 125'inci maddesinde sayılan eylem ve halleri işleyenler hakkında, bu eylem ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;
a ) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve aşama ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,
b ) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer verilmiştir.
657 sayılı Kanunda, iki ayrı zamanaşımı sistemi benimsenmiştir.
Birincisi, disiplin sualşturması açma zamanaşımıdır. Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve aşama ilerlemesinin durdurulması cezalarında, bu cezayı gerektiren fiilin işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 1 ay, Devlet memurluğundan çıkarma cezasında, bu cezayı gerektiren fiilin işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde disiplin sualşturmasına başlanılmadığı takdirde tekrar disiplin sualşturma açılmaz.
Devlet personel başkanlığı(24/05/2012-8727) “işyar hakkında 657 sayılı Kanun gereği yapılacak olan disiplin sualşturması yada kovuşturmasında disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımının hesaplanmasında öğrenme tarihi olarak;
-kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden gelen başvuru, şikayet veya ihbar niteliği taşıyan evrakın memurun vazife yaptığı kurumun evrak kaydına girmiş olduğu tarihin,
-memurun vazife yaptığı kurumun yetkili disiplin amirine veya disiplin kuruluna başvuru, şikayet veya ihbar gibi yollarla bilgi verildiğinde durumu tespit eden raporun düzenlenmiş olduğu tarihin, esas alınması gerekir.”

İkincisi, karar vermede zamanaşımıdır. Herhangi bir disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
“ zamanaşımı sürelerinin hesabında disiplin cezası verildikten sonraki itiraz süreci veya onay süreci ( disiplin cezasının yönetimsel anlamda kesinleşme süreci ) dikkate alınmayacağı gibi, yönetimsel yargıda dava açılması halinde, yargılama sürecinde geçen süreler ile bozma kararı verilmesi halinde kararın gerekçesi idareye yeni bir disiplin işlemi yapma yetkisi tanıyor ise idarenin yeni bir disiplin işlemi tesis etmesi aşamasında söz mevzusu zamanaşımı sürelerinin artık öne sürülemeyeceği açıktır.
Bununla beraber, disiplin cezalarına karşı idari yargıda oluşturulan davalarda verilen iptal kararlarının gerekçesinin, idareye ilgili hakkında başka bir disiplin işlemi tesis etme olanağı tanıması halinde, 2577 sayılı Yasa'nın 28/1. Maddesi ihtarnca Yargı kararının gereğini yerine getirmekle yükümlü olan idarenin, zaman geçirmeksizin harekete geçerek makul süreler içinde işlem tesis etmeleri gerektiği, buna karşılık yargı kararının gereğini yerine getirirken 657 sayılı Yasa'nın 127/2. Maddesi hükmünün ilgilinin sürekli ceza tehdidi altında bırakılmasını önleme fonksiyonu gereği, sonucun idarelerine tebliğ edildiği tarihten itibaren her halükarda 2 yıl zarfında disiplin işlemlerini sonuçlandırmaları gerekir. (Danıştay 12.D. T.02.12.2013, E:2010/5239, K:2013/9337 –T.10.12.2013, E:2010/9547, K:2013/10337 - E. 2012/2857 K. 2013/11887 T. 20.12.2013)
“ isnat edilen suçlamalar için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması halinde, salt bu saptamayla yetinilmesi ve fiilin sübuta erip ermediği hususu irdelenmeden dosyanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılması gerekir.”( Danıştay 12. D. E. 2014/533 K. 2014/4318T. 23.5.2014)
sualşturma açma zamanaşımına uğradıktan sonrasında oluşturulan soruşturma ve takiben verilen ve sonucunda verilen disiplin cezası hukuka aykırıdır.

KAYNAKÇA
AYGÜN,Gökçen, Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası, Gazi Üniversitesi SBE Kamu Hukuku Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2006; s. 9-109.
ÇELİK, Kadir, Disiplin Cezalarında Zamanaşımı ve Tekerrür,Yerel Yönetim ve Denetim Dergisi, Ocak 2007, Cilt 12, Sayı 1 (http://www.kontder.org.tr/disiplin-cezalarinda.html)

TAŞKIN, Ahmet, Kamu Görevlileri Disiplin Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2006, s. 125.
Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara 2005, s. 2172
UZ ,Abdullah, Disiplin Hukukunda Tekerrür ve Tekerrüre Bağlanan Hukuki Sonuçlar üzerine farklı bir yaklaşım , Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt: 15, Sayı: 1, 2013, s.73-106 (Basım Yılı: 2014) s.81,

Disiplin Cezalarında Zamanaşımı Ve Tekerrür" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av.M.Lamih Çelik'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
09.01.2017 20:57
Alıntı ile Cevapla