Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Denetimli Serbestlik Tedbiri Uygulanarak Cezaların İnfazı
Yazar Konu
Admin Çevrimdışı
Adalet Personeli
******
Admin Grubu

Yorum Sayısı: 56
Üyelik Tarihi: 06.01.2017
Yorum: #1
Denetimli Serbestlik Tedbiri Uygulanarak Cezaların İnfazı
DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANARAK
CEZANIN İNFAZI


İnfaz Sistemindeki Yeri
Ceza infaz sistemimizde hapis cezalarının infaz aşamaları kural olarak, kapalı ve açık ceza infaz kurumlarında geçen süreler ile koşullu salıverilmeden itibaren hak ederek tahliye tarihine kadar geçen süreden oluşmaktadır. Yani hapis cezasının infazı üçlü bir aşama ile gerçekleştirilmektedir.

Hükümlüler, kapalı ceza infaz kurumunda belli bir süre kaldıktan sonra, idari bir kararla, açık ceza infaz kurumuna ayrılmaktadır. Süreli hapis cezasının kural olarak üçte ikisini kapalı ve açık ceza infaz kurumunda geçiren hükümlüler, mahkeme kararıyla koşullu salıverilmekte; kalan üçte birlik ceza süresi ise toplum içerisinde infaz edilmektedir.

11 Nisan 2012 tarihinde infaz kanunumuza eklenen 105/A maddesi ile belirli şartlar altında hükümlünün koşullu salıverilme tarihinden önce cezaevinden tahliye edilmesi mümkün hale getirilmiştir. Bu yeni sistem ile birlikte artık hapis cezalarının infazı kapalı, açık, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme olarak dört farklı aşamada gerçekleştirilmektedir.

Ancak bu aşamaların ortak özellikleri de bulunmaktadır. Bir defa bahsi geçen her aşamada infaz edilen bir hapis cezasıdır yani cezanın türünde bir değişiklik yapılmamaktadır. Diğer taraftan hükümlü bihakkın tahliye tarihine kadar gözetim ve denetim altında bulunmakta ve hükümlüden belirli yükümlülükleri yerine getirmesi beklenmektedir. Aksine davranışlar, disiplin cezası veya kapalı cezaevine iade gibi müeyyidelere tabi tutulmuştur.

Amacı
Koşullu salıverilen hükümlülerin hak ederek tahliye tarihine kadar herhangi bir denetim altına alınmaması, hem kendileri hem de bulundukları çevre için tehdit oluşturmaktadır. Cezaevi koşullarında yaşamaya alışan, aile ve sosyal yaşamından belirli bir süre uzaklaştırılmış bulunan bu hükümlüler, topluma uyum sağlamada zorlanmaktadırlar. Suç ortamlarına geri dönerek yeni bir suç işlemeleri, başka mağdurların ortaya çıkmasına sebep olmakta ve hapsetmenin özel önleme amacı gerçekleşmemektedir.

Diğer taraftan toplumun hükümlüye bakışı da olumsuz olup, hükümlünün iş bulması, ailesi ve sosyal çevresindeki eski yerini alması ya da yeni bir çevre edinmesi zorlaşmaktadır. Bu toplumsal dışlanmışlık, hükümlüyü suçlu kişilere ve suça götürmekte ve bu kişiler tekrar cezaevine dönebilmektedirler.

Ceza infaz kurumlarında belli bir süre kalan hükümlülerin, etkin bir denetim ve destek sistemi olmaksızın toplum içerisine bırakılmaları, hem kendileri hem de toplum için risk oluşturmaktadır.

Belirtilen nedenlerle ve kişinin hapsedilmesinden beklenen bireysel ve toplumsal faydanın sağlanması bakımından, açık ceza infaz kurumunda geçen sürenin en fazla son bir yılına ilişkin olmak üzere, toplum içerisinde uygulanacak tedbirlerle hükümlüyü topluma kazandırmayı hedefleyen ve toplumun da sürece dâhil olacağı bir infaz sistemine ihtiyaç duyulmuştur.

Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı ile amaçlanan; ceza infaz kurumlarında belli bir süre kalan hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, tekrar suç ortamlarına dönmelerinin önüne geçmek, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmektir. Bu sayede, denetim altındaki hükümlünün topluma uyum sağlaması ve toplumun da hükümlüleri dışlamasının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

Bu uygulama, iyi halli hükümlülerin topluma kazandırılmasına çok önemli katkılar sağlamaktadır.

Hükümlülerin koşullu salıverilme tarihine kadarki cezalarının bir kısmını, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle toplum içinde infaz etmelerinin sağlanması ile Avrupa Konseyi’nin bu konudaki tavsiye kararlarına da uyum sağlanmıştır.


Kapsamı
5725 sayılı Kanunun 105/A maddesine göre; açık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz olarak geçiren, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, infaz hâkimi tarafından karar verilebilecektir.

Açık ceza infaz kurumlarında geçirilmesi gereken altı aylık süreye ilişkin şart 31 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe giren 6411 sayılı Kanun ile 31 Aralık 2013 tarihine kadar aranmayacaktır. Altı aylık bu süre şartı dışındaki diğer bütün şartlar ise varlıklarını aynen muhafaza etmektedirler.

Bu infaz usulünden çocuk hükümlülerin, sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlülerin ve maruz kaldıkları ağır bir hastalık, sakatlık veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen hükümlülerin daha geniş bir kapsamda yararlanmaları imkânı da getirilmiştir.

Yapılan bu düzenleme, hükümlünün mahkûm olduğu ceza süresinde bir değişikliğe neden olmamakta, koşullu salıverme tarihini değiştirmemektedir. Hükümlünün cezasının, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına devam edilmektedir.

Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infaz edilmesi, bir af olmayıp belirli şartları taşıyan hükümlülerin talepte bulunması gerekmektedir. Buna göre;

1- Hükümlü, açık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz olarak geçirmelidir. Hükümlü çocuk ise eğitimevinde toplam cezasının beşte birini tamamlamalıdır. Ancak bu şart, 31 Ocak 2013 - 31 Aralık 2015 tarihleri arasında geçici olarak aranmayacaktır.

2- Hükümlünün koşullu salıverilme tarihine bir yıl veya daha az süre kalmış olmalıdır. Bu süre; sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler için iki yıl veya daha az, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, sakatlık veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen hükümlüler için ise üç yıl veya daha az olarak uygulanmaktadır.

3- Hükümlünün iyi hâlli olduğu tespit edilmeli ve ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında değerlendirme raporu hazırlanmalıdır.

4- Hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infaz edilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilmelidir.


Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının toplum içerisinde infazına karar verilen hükümlüler hakkında;

- Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılma,
- Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulma,
- Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme,
- Belirlenen programlara katılma,
Yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından karar verilmektedir.

Hakkında denetimli serbestlik kararı verilen hükümlü;
1- Yapılan çağrılara ve hazırlanan denetim planına,
2- İyileştirme çalışmaları kapsamında belirlenen yükümlülüklere,
3- Kararın infazı ve denetim için belirlenen kurallara,
4- Denetimli serbestlik personelinin uyarı ve önerilerine,
uymak ve katlanmak zorundadır.

Bu yeni infaz aşamasında, hükümlünün çalıştırılması ve rehberlik programlarına alınması suretiyle olumsuz alışkanlıkları değiştirilmekte ve boş zamanları yapılandırılmakta; diğer taraftan ise konutunda veya bir bölgede gözetim ve denetim altında tutularak suç işleme eğiliminden uzaklaştırılmaktadır. Bu nedenlerle hükümlünün katkısı ile verimli olabilecek bu infaz aşamasında, belirlenen yükümlülüklere uymama durumunda, hükümlü tekrar ceza infaz kurumuna geri gönderilmektedir.

6291 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği gün itibarıyla bir defaya mahsus olmak üzere, altı ay süreyle açık ceza infaz kurumunda kalma şartının aranmayacağı belirtilmiştir.

6291 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra, hükümlülerin açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına ilişkin mevzuatta yapılan değişiklikler de dikkate alınarak, 05 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi ile bir defaya mahsus olmak üzere, altı ay süreyle açık ceza infaz kurumunda kalma şartı ikinci defa kaldırılmıştır.

31 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe giren 6411 sayılı Kanun ile bu defa 31 Aralık 2015 tarihine kadar altı ay süreyle açık ceza infaz kurumunda kalma şartı tekrar kaldırılmıştır. Geçici maddeler ile birlikte, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesi gereğince, ceza infaz kurumlarından tahliye edilen hükümlü sayısı 30 Nisan 2013 tarihi itibarıyla toplam 75.884 olmuştur.

75.884 hükümlüden;
25.343 hükümlünün infazı tamamlanmıştır,
2.067 hükümlü yeniden suç işlediği için cezaevine alınmıştır,
2.996 hükümlü yükümlülüklerine uymadığı için cezaevine gönderilmiştir,
63 hükümlü kendi talebi ile cezaevine dönmüştür,
45.415 hükümlünün cezasının infazına ise devam edilmektedir.

Hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infaz edilmesine ilişkin talebi üzerine ceza infaz kurumunda bulunan uzman personel tarafından hükümlü bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. İnfaz hâkimi ile birlikte çalışan uzman personel, hükümlünün belirtilen şartları taşıyıp taşımadığını, iyi halli olup olmadığını, tekrar suç işleme riski bulunup bulunmadığını araştırmakta ve değerlendirme raporunda bu hususlara yer vermektedir.

Hükümlünün durumu, belirtilen şartlara uygun değilse veya salıverilmesinin toplumun ve mağdurun güvenliği açısından risk oluşturduğu tespit edilmişse ya da tekrar suç işleme riski bulunuyorsa, hükümlünün talebi infaz hâkimi tarafından reddedilebilmektedir.

Hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infaz edilmesine ilişkin karar verilen hükümlünün talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne üç gün içerisinde müracaat etmesi ve belirlenen yükümlülüklere koşullu salıverilme tarihine kadar uygun davranması gerekmektedir.

Ceza infaz kurumundan çıktıktan sonra üç gün içerisinde müracaatta bulunmayan, belirlenen yükümlülüklerini ihlal eden veya başka bir suç işleyen hükümlüler, infaz hâkiminin kararı ile kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilmektedirler.







Hükümlünün süre şartını taşıması halinde, ceza infaz kurumuna alındığı gün itibarıyla, hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilebilir mi?

Altı ay açık ceza infaz kurumunda kalma şartının 31 Aralık 2015 tarihine kadar aranmayacak olması nedeniyle 18 ay veya daha az hapis cezası bulunan hükümlülerin, cezaevine girdikleri gün koşullu salıverilmelerine bir yıldan daha az bir süre kalmış olmaktadır. Bu durumda, hükümlünün talepte bulunması halinde aynı gün hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilebilmektedir.

Hatta hükümlünün hiç cezaevine girmediği halde talebinin kabul edildiği durumlar da vardır. Mahkeme kararında hükümlünün cezaevine hiç girmediği için iyi halli sayılması gerektiğini belirtmiştir.

Açık ceza infaz kurumlarında altı ay kalma şartının getirilmesi ile hükümlünün cezasının bir kısmının ceza infaz kurumunda infaz edilmesi, bu sürede iyi halli olup olmadığının değerlendirilmesi ve topluma uyum sağlamaya hazır hale getirilmesi amaçlanmıştır. Bu şartın kaldırılması, hükümlünün iyi halli olup olmadığının anlaşılması bakımından belirli bir süre cezaevinde gözlemlenmesine engel değildir.

Ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan değerlendirme raporunda hükümlünün risk durumu nazara alınarak, hükümlünün cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesinde sakınca bulunup bulunmadığına dair kanaatin belirtilmesi gerekmektedir.

• İleri tarihli bir şekilde denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı kararı verilebilir mi?

Hükümlünün talepte bulunması üzerine bazı yer infaz hâkimlikleri sonraki bir tarih için hükümlünün tahliyesine karar verebilmektedir. Ancak bu süre içerisinde hükümlünün disiplin cezası alması, eğitim programlarına katılmaması veya bir başka suç işlemesi ihtimali bulunmaktadır. Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı, hükümlüler için bir kazanılmış hak değildir.
• Tutuklulukta geçen süreler (geçici olarak kaldırılan) açık ceza infaz kurumunda altı ay kalma şartına mahsup edilebilir mi?

Hükümlünün açık ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken cezasının son altı aylık kısmı kanuna göre kesintisiz olmalıdır. Ayrıca kapalıda geçirilen tutukluluk süresi açıkta geçirilmesi gereken süreye mahsup edilemez.

• Hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesi denetimli serbestlik müdürlüğünce talep edildikten sonra, koşullu salıverilme süresinin geçmiş olması gerekçesiyle mahkeme talebin reddine karar verebilir mi?

Hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam edildiği sırada işlediği bir başka suç nedeniyle cezaevine geri gönderilmesi mahkemeden talep edilmiştir. Ancak infaz hakimlikleri arasında yetki uyuşmazlığı nedeniyle aradan bir süre geçmiştir. İnfaz hakimi, artık koşullu salıverilme tarihinin geçtiği ve işlenen diğer suçtan dolayı mahkemesinin tedavi kararı verdiği gerekçeleriyle hükümlünün artık ceza infaz kurumuna geri gönderilemeyeceğine karar vermiştir.

• Tazyik hapsi nedeniyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı kararı verilebilir mi?

Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 193/4. maddesinin “Disiplin hapsi ve tazyik hapsi kararları, tekerrüre esas olmaz, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz ve adlî sicil kayıtlarına işlenmez.” hükmü ile tazyik hapislerinin hapis cezası niteliği bulunmayan zorlama hapsi olduğu dikkate alındığında, hakkında disiplin veya tazyik hapsi bulunan hükümlüler, bu infaz usulünden yararlanamayacaktır. Nitekim Yargıtay 11. CD. 21 Mart 2013 tarihinde tazyik hapislerinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına karar verilemeyeceğini belirtmiştir.





• Hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesi talebi üzerine hangi infaz hakimliği tarafından karar verilmesi gerekmektedir?

İnfaz hakimlikleri arasında yetki sorunu ortaya çıkabilmektedir. Hükümlü, cezaevinden tahliye edildikten sonra bir başka yerde, cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesi mümkündür. Bu durumda ihlal veya başka bir nedenle hükümlünün bulunduğu yerdeki infaz hakimliği kendisinin yetkili olmadığı şeklinde karar verebilmekte ve dosyanın ilk kararı veren infaz hakimliğine gönderilmesini istemektedir.

Yargıtay 5. CD. 23 Mart 2013 tarihli bir kararı ile hükümlünün bulunduğu yerdeki infaz hakimliğinin yetkili olduğunu belirtmiştir.

• Başka bir suçtan kesinleşmiş mahkumiyet ilamı nedeniyle ceza infaz kurumuna alınan hükümlü hakkında yapılacak işlemler nelerdir?

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 90/4. Maddesine göre; başka bir mahkûmiyet kararı nedeniyle ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün kaydı kapatılarak, 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin uygulanabilmesi yönünden toplama kararı alınması ve müteakip infaz işlemlerinin buna göre yapılması amacıyla dosya hükümlünün bulunduğu ceza infaz kurumuna gönderilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına iletilmelidir.

• Karar verilmeden önce iade şartlarından biri gerçekleşmiş ise yine de hükümlünün talebi kabul edilebilir mi?

Cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesini talep eden hükümlü hakkında; başka bir suçtan dolayı tutuklama kararı verilmiş olduğunun ya da cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir suçtan dolayı soruşturma veya kovuşturmaya devam edildiğinin tespit edilmesi hallerinde infaz hakimliği tarafından talebin reddine karar verilmelidir.


• Hükümlüye tanınan üç günlük müracaat süresi ile denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hükümlü hakkında belirlenen yükümlülüğe başlama tarihine kadar geçen süreler cezanın infazından sayılacak mıdır?

105/A maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinde hükümlüye tanınan üç günlük müracaat süresi ile denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hükümlü hakkında belirlenen yükümlülüğe başlama tarihine kadar geçen süre cezanın infazı kapsamında bulunmaktadır.

Üç günlük müracaat süresi ile yükümlülüğe başlama tarihine kadar geçen süreler hükümlünün koşullu salıverilme tarihini değiştirmez.
10.01.2017 12:42
Web Sitesini Ziyaret Et Tüm Mesajlarına Bak Alıntı ile Cevapla