Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Denetimli Serbestliğin Görevleri ve İşyükü
Yazar Konu
Admin Çevrimdışı
Adalet Personeli
******
Admin Grubu

Yorum Sayısı: 28
Üyelik Tarihi: 06.01.2017
Yorum: #1
Denetimli Serbestliğin Görevleri ve İşyükü
Temel ceza kanunlarımız, denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından yerine getirilmesi gereken, çok çeşitli görevlere ilişkin hükümler barındırmaktadır.

Denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından yerine getirilmesi öngörülen bu görevler, 4 ana başlık altında toplanmaktadır.

Buna göre;
1- Öncelikle denetimli serbestlik müdürlükleri, mahkemeler tarafından verilen denetimli serbestlik kararlarının yerine getirilmesi ile görevlidirler. Denetimli serbestlik kararları şüpheli, sanık veya hükümlüler hakkında verilen ve toplum içerisinde yerine getirilen kararlardır.

Denetimli serbestlik kararının yerine getirilmesi; şüpheli veya sanıkların denetimini, takibini, kontrolünü veya tedavisini, hükümlülerin ise denetim ve takipleri ile birlikte iyileştirilmelerini ve topluma kazandırılmalarını kapsamaktadır. Bu açıdan, denetimli serbestlik teşkilatı, ceza adalet ve infaz sistemimizin temel kurumlarından birisidir.

2- İkinci olarak denetimli serbestlik müdürlükleri, sosyal araştırma raporu düzenlemek suretiyle, cezaların bireyselleştirilmesi konusunda, mahkemelere yardımcı olmaktadırlar.

3- Denetimli serbestlik müdürlüklerinin bir diğer görevi, salıverilme sonrası eski hükümlülere destek olmaktır. Eski hükümlülere salıverilme sonrası sürdürülebilir desteklerin sağlanması, yeniden suç işlenmesinin önlenmesinde, toplumda huzur ve güvenliğin temininde önemli bir yere sahiptir.

4- Son olarak denetimli serbestlik müdürlükleri suç eyleminin olumsuz etkilerini hisseden, psikolojik veya ekonomik yönden zarar gören mağdurlarla ilgilenme ve onlara destek olma görevini de üstlenmiştir.
Mahkemeler tarafından verilen denetimli serbestlik kararlarının yerine getirilmesine ilişkin görevler;

Ceza Muhakemesi Kanununda adli kontrol tedbirleri olarak ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinde ise yükümlülük belirlenmesi halinde karşımıza çıkmaktadır.

Türk Ceza Kanununda; kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlarda, hapis cezasının ertelemesi halinde belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesinde, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmada, uyuşturucu madde tedavisinde denetimli serbestlik müdürlükleri çeşitli görevler üstlenmiştir. Ayrıca etkin pişmanlıktan yararlanma halinde kişi hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunacağı belirtilmiştir.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda 2012 yılında yürürlüğe giren şarta bağlı erken tahliye ile koşullu salıverme ve hapis cezasının konutta infazı kararlarında denetimli serbestlik müdürlüklerinin yerine getirdiği diğer bir grup karar çeşididir.

Yine Çocuk Koruma Kanununda düzenlenen bazı görevleri de bulunmaktadır.

30 Nisan 2013 tarihi itibarıyla, denetimli serbestlik altında bulunanların dağılımına baktığımızda; yarısından biraz fazlasının haklarında uyuşturucu madde tedavisi ve denetimli serbestlik kararı bulunanların olduğu görülmektedir.

Adli kontrol tedbirleri tutuklama sebeplerinin varlığı halinde uygulanabilecek olan tutuklamaya alternatif olarak getirilen tedbirlerdir. Burada, şüpheli veya sanığın toplum içerisinde kontrol altında tutulması, denetim ve takibine ilişkin tedbirler söz konusudur.

05 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile adli kontrol kurumunda bazı önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler, adli kontrol tedbirlerinin tutuklamaya nazaran daha etkin hale getirilmesine yöneliktir.

Birinci olarak; tutuklama yasağının kapsamı genişletilmiştir. Buna göre, hapis cezasının üst sınırı bir yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemeyeceği hükmü, hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez şeklinde değiştirilmiştir.

İkinci olarak; adli kontrol, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanabilmekte iken, bu süre sınırı kaldırılmış ve adli kontrolün bütün suçlar bakımından uygulanabilmesi mümkün hale getirilmiştir.

Üçüncü olarak; adli kontrol kurumuna konutu terk etmemek, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek ve belirlenen yer veya bölgelere gitmemek tedbirleri de eklenerek adli kontrolün uygulama alanı genişletilmiştir.

2009-2013 yılları arasındaki tutuklama ve adli kontrol tedbir sayılarının karşılaştırdığımızda tutuklama tedbirinin azalan bir seyir izlediği ve buna bağlı olarak adli kontrol tedbirinin de arttığı görülmektedir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde sanık hakkında 5 yıl denetim süresi belirlenmektedir. Bu sürenin içinde 1 yıldan fazla olmamak üzere kanunda yazılı olan ya da hâkim tarafından takdir edilecek olan yükümlülüklere tabi tutulabilmektedir.

Türk Ceza Kanunu, kısa süreli hapis cezalarında, kişinin cezaevine alınması yerine cezanın toplum içerisinde infaz edilmesine imkân sağlayan belirli ve sınırlı sayıda seçenek cezalar öngörmektedir.

Hakim suçlunun kişiliğini, sosyal ve ekonomik durumunu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığı ve suçun işlenmesindeki özellikleri dikkate alarak bu seçenek cezalara karar verebilmektedir.

Seçenek cezalardan adlî para cezası ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın giderilmesine ilişkin kararlar doğrudan Cumhuriyet savcılıkları tarafından yerine getirilmektedir.

Denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından yerine getirilen eğitim kurumuna devam ve kamu hizmeti seçenek cezalarının yerine getirilmesinde, toplumsal kaynakların kullanımı ve sürece dâhil edilmesinin güzel örnekleri görülebilmektedir.

Eğitim kurumuna devam etme kararları genellikle hükümlünün halk eğitim merkezlerinde açılan meslek kurslarına gönderilmesi ile yerine getirilmektedir.

Kamu hizmeti cezası, kamu kurumları veya kamu yararına hizmet veren kuruluşlarda yerine getirilmektedir. Bu konuda, ayrıca bir sunum yapılacaktır.

Hakkında iki yıl veya daha az süreyle bir hapis cezası verilen hükümlünün bu cezası Kanunda yazılı belli şartlar altında ertelenebilmektedir.

Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresinin belirlenmesi zorunlu olmakla birlikte; belirlenen denetim süresi içerisinde yükümlülük verilmesi hakimin takdirindedir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile erteleme durumunda yükümlülük belirlenmesi yıllara göre gittikçe azalmaktadır.

Kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına karar verilmesi halinde, hükümlü belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaktadır.

Mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak verilen hak yoksunlukları Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından takip edilmekte, denetimli serbestlik müdürlüklerine gönderilmemektedir.

Ancak hak yoksunluklarına konu olan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. İşte bu durumda yanı cezanın infazından sonra yerine getirilmesi gereken hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması kararı denetimli serbestlik müdürleri tarafından takip edilmektedir.
Ayrıca belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi halinde de bu kararlar, denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından yerine getirilmektedir.

Kullanmak için uyuşturucu madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında açılan davada mahkeme, hüküm vermeden önce uyuşturucu madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verebilmektedir.

Kişi kullanmak için uyuşturucu madde satın almış, kabul etmiş veya bulundurmuş ama kullanmamış ise sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmektedir.

Hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilen kişinin belirlenen kurumda uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmakla yükümlü olduğu;

hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişiye rehberlik edecek bir uzmanın, kişiyi uyuşturucu maddenin kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirmek, kişiye öğütte bulunmak ve yol göstermek gibi bir takım görevleri olduğu;

belirtilmekle yetinilmiştir.

Madde bağımlıları ile çalışma konusu da ayrı bir bölümde ele alınacaktır.

Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesine göre; etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunacaktır.

Bu süre içerisinde rehberlik çalışmaları yürütülmekte; hükümlünün ilgisi ve ihtiyaçları belirlenerek, hükümlü, uygun etkinliklere ve meslek edindirmeye yönelik kurs ya da programlara yönlendirilmektedir. Bu hükümlülere topluma uyum konusunda destek verilmekte; suç ortamlarından uzak kalmalarını sağlayan faaliyetlere yönlendirilmektedirler.

Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin belli şartlar altında haklarında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı kararı verilmesi halinde, bu hükümlüler ceza infaz kurumlarından tahliye edilmektedirler.

Üç gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmek zorunda bulunan bu hükümlüler hakkında, risk ve ihtiyaç değerlendirmesi sonucu kanunda yazılı belirli yükümlülükler müdürlük tarafından verilmekte ve yerine getirilmesi takip edilmektedir.

Koşullu salıverme

Hapis cezasının konutta infazı;
a) Kadın veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları altı ay,
b) Yetmiş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları bir yıl,
c) Yetmiş beş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları üç yıl,
veya daha az süreli hapis cezasının belli şartlar altında mahkeme kararıyla belirtilen bir konutta yerine getirilmesidir.

Konutun tespiti, hükümlünün sağlık, eğitim, ibadet gibi temel ihtiyaçlarının dikkate alınması, konutun değiştirilmesi, hükümlünün denetimi gibi kararın yerine getirilmesine ilişkin hususlar, Mart ayında yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nde ayrıntılı olarak düzenlemektedir.

Mahkemeler tarafından verilen denetimli serbestlik kararlarının yerine getirilmesine ilişkin görevlerden başka denetimli serbestlik müdürlüklerinin karar sürecinde mahkemelere yardımcı olmak görevi de bulunmaktadır.

Soruşturma veya kovuşturma aşamasında; Cumhuriyet başsavcılığı veya hakimin isteği üzerine, şüpheli veya sanığın risk ve ihtiyaçlarının belirlendiği ve bu ihtiyaçlara yönelik hizmet, program ve kaynaklarla ilgili önerileri içeren hüküm öncesi sosyal araştırma raporu hazırlanmaktadır.

Bu raporlar hazırlanırken şüpheli veya sanığın önceki suç bilgileri, ailesi, yaşadığı yer, arkadaş çevresi, eğitimi, kişisel özellikleri, sosyal ve ekonomik durumu, topluma ve mağdura karşı taşıdığı risk ile tutum ve davranışları dikkate alınmakta ve raporun sonuç bölümünde, suç işlenmesinde risk oluşturabilecek unsurlar ve kişinin topluma ve kendisine zarar verme riski değerlendirilmektedir.

Sosyal araştırma raporları cezanın bireyselleştirilmesi ve kişiye uygun cezanın verilmesinde önemli bir yere sahiptir.
Koruma kurulu; Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendireceği Cumhuriyet başsavcı vekili ya da Cumhuriyet savcısının başkanlığında çok geniş bir temsilci katılımı ile oluşmaktadır.

Eski hükümlüler ve mağdurların sosyal entegrasyonlarının sağlanması, istihdam olanaklarına erişimlerini kolaylaştırılması gibi amaçlara yönelik olarak diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde projelerin geliştirilmesi, uygulanması, toplumsal duyarlılığın sağlanmasına yönelik seminer, konferans gibi faaliyetlerin yerine getirilmesi çalışmaları gerçekleştirilmektedir.

Koruma Kurullarının faaliyetlerinin yerine getirmesinde bazı güçlükler de yaşanmaktadır. Bu güçlükler;
1- Koruma kurulu, çok katılımlı bir yapıdan oluştuğundan eski hükümlülerin ihtiyaçlarına cevap verme konusunda bürokratik kalması,
2- Özellikle özel sektör işyerlerinin eski hükümlü çalıştırma zorunluluğunun yürürlükten kaldırılması ile istihdam taleplerine cevap verememesi,
3- İşveren ve iş bulma kurumlarının eski hükümlülerin istihdamı konusunda ihtiyaçlara cevap verememesi şeklinde özetlenebilir.

Suç mağduru olmuş kişiler, mağduriyet sonrası içine düştükleri durum, tabi oldukları işlem ve uygulamalar ile çok daha fazla ve uzun süreli mağdur olabilmektedirler.

Mağdur olma veya mağdur olma ihtimali, toplumsal yaşama katılımı azaltmaktadır.

Mağdurlar depresyon, korku, çaresizlik, özgüven kaybı, öfke, uyku ve dinlenme zorlukları, uyuşturucu veya alkol problemleri yaşayabilmektedirler.

Mağdurlarda ne yapacağını bilememe, çalışma isteğinin olmayışı ve ekonomik kayıplar görülebilmektedir.

Mağdurlar işini değiştirmek veya kaybetmek ya da başka adrese taşınmak durumunda kalabilmektedirler.

İletişim kurmakta sorunları olmaktadır.

Mağdur, yargılama sürecinde yorgun, şaşkın ve psikolojik olarak da yıpranmış bir hale gelebilmektedir.

Suçun meydana getirdiği ekonomik ve psikolojik yönden olumsuz etkileri nedeniyle, mağdura gerekli ilginin, yardımın ve desteğin sağlanması büyük önem taşımaktadır.

Ceza adalet sistemi içinde mağdurlara yönelik yardım çalışmalarına, 2005 yılında 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile başlanmıştır. Anılan Kanun kapsamında, suçtan zarar görenlere yönelik psiko-sosyal ve ekonomik destek sağlanarak suçun etki ve sonuçlarını en aza indirici koruyucu çalışmalar yapılmaktadır. Suçtan zarar gören kişilerin karşılaştıkları psiko-sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde rehberlik ve danışmanlık yapılmakta ve yardımda bulunulmaktadır.

Yeni Yönetmelik ile denetimli serbestlik müdürlüklerinde, mağdurlara yönelik hizmetleri yürütmek üzere, mağdur destek hizmetleri bürosu oluşturulmuştur. Bu büronun, yükümlülere yönelik çalışmaların yürütüldüğü kısımlardan ayrı bir yerde; uygun yer tahsis edilmesi halinde ise adliye içerisinde kurulması öngörülmüştür.

Mağdur destek hizmetleri büroları;
-mağdurların taleplerinin kabul edilmesi ve incelenmesi,
-mağdura yardım alabileceği kişi ve kuruluşlar hakkında bilgi verilmesi,
-talep etmesi halinde yargılama süreci hakkında mağdurun bilgilendirilmesi,
-mağdura psiko-sosyal destek programlarının uygulanması,
-mağdurlara yönelik çalışma yürüten tüm kurum kuruluş ve kişilerle koordinasyon içinde çalışılması,
-mağdurların desteklenmesine yönelik projeler hazırlanması ve uygulanması,
görevlerini yerine getirmekle yükümlüdür.

Mağdurun talep etmesi halinde, mağdurlara yönelik müdahale programlarından ihtiyaç duyulan program uygulanmaktadır:

Suç Mağdurları Temel Müdahale Programı: Mağdurlarla çalışma konusunda temel yaklaşımları içeren bir kılavuz niteliğindedir.
Suç Mağdurları Psiko-Sosyal Destek Müdahale Programı: Genel olarak tüm suç mağdurlarına uygulanabilecek psiko-sosyal destek içerikli bir müdahale programıdır.
Aile İçi Şiddet Müdahale Programı: Aile içi şiddet mağdurlarının güvenliklerini artırmak, maruz kaldıkları riskleri azaltmak, içinde bulundukları korku, tecrit edilmişlik, bilinçli olarak yorma, aşağılama ve mağduriyet duygularını ortaya çıkarmak ve bu duyguları azaltmak; bu yolla aile içi şiddet mağdurlarının hayatlarını yeniden kurmalarında ve güvenlerinin yeniden oluşturulmasında onlara destek sunmak amacıyla oluşturulmuştur.
Cinsel Suç Mağdurları Müdahale Programı: Cinsel suç mağdurlarının güvenliklerini artırmak, maruz kaldıkları riskleri azaltmak ve kendisine ve insanlığa olan güvenini kaybetmesi, korku, utanç, suçluluk duygusu, tecrit edilmişlik, aşağılanmışlık ve benzer mağduriyet duygularını ortaya çıkarmak ve bu duyguları azaltmak; bu yolla cinsel suç mağdurlarının hayata yeniden dönmelerinde ve güvenlerinin yeniden oluşturulmasında onlara destek sunmak amacıyla oluşturulmuştur.
10.01.2017 12:42
Web Sitesini Ziyaret Et Tüm Mesajlarına Bak Alıntı ile Cevapla
Yeni Yorum Gönder 


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Denetimli Serbestlik Şartları Admin 0 20 10.08.2017 17:24
Son Yorum: Admin
  Denetimli Serbestlik Tedbiri Uygulanarak Cezaların İnfazı Admin 0 204 10.01.2017 12:42
Son Yorum: Admin
  Denetimli Serbestliğin Teşkilat Yapısı ve Görevleri Admin 0 181 10.01.2017 12:41
Son Yorum: Admin
  Mükerrirlere Özgü Denetimli Serbestlik İlamları Admin 0 170 10.01.2017 12:39
Son Yorum: Admin

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi

İletişim | Adalet ve Hukuk Forumu | Yukarı Git | İçeriğe Git | Arşiv | RSS Beslemesi